GüncelKadınMakaleler

KADINLARIN BİRLİĞİ | 2026 Direniş ve Mücadelemizin Yılı Olacak

"Kadınların erkek şiddetiyle, erkek egemen devletin sömürü politikalarıyla hapsedilmeye çalışıldığı karanlığı direnişinizle parçalayacağız. 2026 bu direnişi ve mücadeleyi büyüttüğümüz bir yıl olacak"

2025 yılını geride bırakıyoruz. 2025, işçiler, emekçiler, ezilen, yok sayılan, sömürülen milyonlar için tüm ağırlığıyla yaşanan bir yıl oldu.

Yoksulluğun, sömürünün her gün biraz daha derinleştiği, bunun yansımalarının her geçen gün daha güçlü hissedildiği bir yılı geride bıraktık.

Ezilenler açısından ekonomik koşulların yarattığı çelişkiler derinleşirken egemenler milyonlardan çaldıkları, gasp ettikleri serveti savaşa, patronlara, yandaşlara yatırmayı sürdürdü.

İşsizlik, geleceksizlik büyürken emeğin değeri her geçen gün küçüldü. Halk yoksulluğun faturasını en ağır bedellerle öderken egemenler yatırımlarını, politikalarını savaşı merkeze alarak yaptı.

Bu koşullar kadınların da yaşamını derinden etkiledi. İşsizlik, yoksulluk, geleceksizlik en fazla kadınların yaşamlarında derin izler bıraktı. Çalışma hayatında en kırılgan kesim olarak emeği en fazla sömürülürken en değersiz görülen de yine kadınlar oldu.

Kadınların maruz kaldığı çoklu şiddet biçimlerinden biri olarak ekonomik şiddet günbegün derinleşti. Esnek, güvencesiz çalışma koşulları kadınların yaşamı açısından büyük bir tehdit haline geldi. Dilovası’nda yaşanan katliamda bunun en ağır fotoğrafını gördük, kadınların yaşamak için çalışmak zorunda bırakıldığı koşulların ne kadar ağırlaşabildiğinin ve bir katliama dönüşebildiğinin en ağır fotoğrafını. Dilovası’ndaki Ravive Kozmetik’teki katliam, güvencesiz, esnek ve iş güvenliğinden yoksun çalışma koşullarının kadınları ve çocuk işçileri yaşamdan koparmak pahasına patronların çıkarını koruma merkezli nasıl dizayn edildiğinin çarpıcı bir örneğiydi.

“Aile yılı” adı altında kadınları sömürmenin, yok saymanın, edilgenleştirmenin adımları devlet eliyle daha sistematik hale getirilmeye çalışıldı. Ve 2025’in en önemli gündemi kadınlar cephesinden bu oldu. Çünkü erkek egemen devletin aile yılı dediği şey kadınları çok yönlü ve uzun erimli bir politikayla sindirmeyi, yok saymayı, mücadele alanlarından çekerek ev-aile-şiddet sarmalında bir yaşamı dayatıyor.
Erkek egemen devletin “aile yılı”nda açığa çıkan erkek şiddeti tablosu ise başka ağır bir gerçeği ortaya koyarken, devletin bu politikalarla kadınları sürüklemek istediği yeri de işaret ediyor esas olarak.

Bianet’in derlediği haberlerden oluşturduğu erkek şiddeti verileri aile yılının kadınlar, çocuklar ve LGBTİ+’lar açısından şiddetten başka bir anlam taşımadığını ortaya koyuyor.
Bu verilere göre “1 Ocak- 21 Kasım arasında erkekler, 262 kadını öldürdü, 182 kadını taciz etti, 198 çocuğu istismar etti, 668 kadına şiddet uyguladı, en az 10 kadına tecavüz etti. Ayrıca en az 1000 kadın seks işçiliğine zorlandı. 408 kadının ölümü basına ‘şüpheli’ olarak yansırken, en az 58 çocuk öldürüldü.”
Paylaşılan verilerin en çarpıcı yanı ise elbette kadınların en yakınındaki erkekler tarafından şiddete uğraması, katledilmesi oldu. Verilere göre “en az 172 kadını kocası, sevgilisi gibi erkekler, 55 kadını baba, oğul gibi aile üyesi erkekler, beş kadını damadı, sekiz kadını komşusu, iki kadını iş vereni, iki kadını hırsız erkekler öldürdü.”
Bu verilerin geride bıraktığımız her yıl ağırlaştığını biliyoruz. Erkek egemen devletin aile yılı politikası ile bunu daha sistematik hale getirirken kadınların hesapsızca katledilmesinin önünü açmaya çalıştığını biliyoruz. Mücadelemizi bu hesapsızlığın, cezasızlığın önüne geçmek için büyütüyoruz. Kadınların erkek şiddetiyle, erkek egemen devletin sömürü politikalarıyla hapsedilmeye çalışıldığı karanlığı direnişinizle parçalayacağız.

2026 bu direnişi ve mücadeleyi büyüttüğümüz bir yıl olacak.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu