DerlediklerimizGüncel

NUBAR OZANYAN | Devrimin Sıra Dışı Çınarı Celal Amed

"Ömrünün tüm zamanını devrim ve sosyalizm uğruna feda etmek, ancak Heval Celal gibi durmaksızın yürümekten yorulmayan, sessiz ve derinden akan sade nehirlere özgüdür."

Kış sert geçiyor. Rojava halkları açısından ise sadece kış geçmiyor. Çok yönlü düşman saldırı ve kuşatması da sert yaşanıyor. Onur ve vicdan sahibi insanların, devrimcilerin, Kürtlerin gözü uyku tutmuyor. Zulmün ve ölümün bir yağmur gibi yağdığı, vahşet görüntülerinin her gün resmedildiği Rojava topraklarında insan olan rahat olabilir mi? Hangi vicdan ve ahlak sahibi, bu barbar ve yağma ordusunun katliam saldırıları altında rahat ve dingin olabilir?

Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê katliamlarının ardından Rojava’yı kuşatma, ilhak etme, özgürlüğün direncini, halkların iradesini kırıp soluğunu kesme amaçlı barbar orduları yine harekete geçti. Mazlum halklar, Rojava’ya yönelik kırım ve kıyım saldırılarının arkasında duran, planlayıp yürüten merkezin Kürt ve özgürlük düşmanı Türk muktedirleri, Türk generalleri olduğunu iyi biliyor. Gözü dönmüş Türk ırkçılığında yüksek lisans sahibi, soykırım suçları sabit olan İttihatçı – Kemalist diktatörler, yeni katliamlar için Rojava’yı topyekün işgal etmeye çalışıyor.

Kanlı ve kirli ellerini Rojava’ya uzatan, işgal ve katliam saldırılarını büyük bir başarıymış gibi göstermeye çalışmaktan utanmayan Türk medyası, bir özel savaş aygıtı gibi çalışmaktan geri durmuyor. Saltanat ve saraylarını, mazlumların kanı ve toprakları üzerinde inşa etmek için iğrenç bir yalan ve manipülasyon merkezi gibi çalışan Türk medyası, yalanlarını o kadar kendine güvenle servis etmeye çalışıyor ki hakikati bilmeyen ve tanımayanları adeta kendisinden şüphe eder hale getirmeye çalışıyor.

Halep’te, Rojava’da yaşanan ve devam eden vahşetin arkasında, adına uluslararası güçler denilen petrol-dolar patronları, silah baronları, Batılı kapitalist güçler vardır. Bu canlı emek ve halk düşmanları olmazsa ne Erdoğan-Hakan Fidan kliği ne de Colani denilen çapulcu çete başı, işgal ve ilhak planları yapıp, Kürt ve mazlum kanı üzerinde saraylar inşa etmeye çalışır.

Sermaye ve kan düzeninin estirmek istediği kıyamet fırtınalarına karşı mazlumların özgürlük adası gibi çöl ortasında ayakta kalmaya çalışan Rojava, dört yandan kuşatılıp yeni katliamlarla ilhak edilmek isteniyor. Direnip ayakta kalmanın, birlik ve dayanışma ruhunu büyütmenin dışında kalan tüm sözlerin ve pratiklerin anlamsız ve boş olduğu günlerden geçiyoruz.

Adı bilinmeyen devrimciler

Halklar açısından oldukça zor günlerin yaşandığı, zor köprülerden geçildiği zamanda zulmün ve ölümün utancı altında kalmak istemeyen, direnen devrimci bir yürek daha sustu.  Bilinmelidir ki; devrimin görünmez yüzünde adı yeterince bilinmez sayısız devrimci gizlidir. Heval Celal Amed sıra dışı yaşamın sıra dışı yoldaşı olmayı başarmış, derinden sessizce akan sade bir nehir gibiydi. Mücadele ve direniş dolu yaşamını “Bir hırka bir lokma” felsefesiyle sürdürdü. Sade yaşadı. Başı dik şehit düştü.

Her insan yaşamının ve zamanın bir bölümünü, bir kesitini, kısa bir anını özgürlük uğruna feda edebilir. Ömrünün tüm zamanını devrim ve sosyalizm uğruna feda etmek, ancak Heval Celal gibi durmaksızın yürümekten yorulmayan, sessiz ve derinden akan sade nehirlere özgüdür.

Heval Celal, elleriyle ve emekleriyle özgürlüğü inşa ederken, kalbi bir an olsun devrim sevgisi üreten bir emekçi olmaktan geri durmadı. Yoldaşlarının, halkının her sorunu ve derdiyle ilgilendi. Herkesin durumunu sorup, halini hatırını öğrenmeye çalıştı. Devrimin tüm sıra neferleri gibi kendine ve sağlığına dikkat etmeden, Rojava Devrimi’ne ve Kürdistan’ın özgürlük davasına hizmet etti. Onun için Rojava Devrimi ve özgürlük davası dışında başka bir yaşam ve zaman yoktu. Olamazdı. Yarım asırlık dinamik üretken ömrünü Kürdistan’ın özgürlük davasına adadı.

5. Nolu zindan yoldaşım, can hevalim Celal Amed, en ağır ve katmerli işkenceleri yaşadı. 5 Nolu’nun zulüm kırbaçları ve ölüm kılıcı altında ne onurundan ne de Kürdistan özgürlük davasından taviz verdi. Ne zulme ve yalana boyun eğdi ne de özgürlük davasının onurlu mücadelesinden geri durdu.

Mazlumca direnmeyi, Hayrice yürümeyi, Kemal gibi sözünü esirgemeden söylemeyi tercih eden Heval Celal Amed, Sakine’nin direniş sesine kulak vermekten bir an olsun geri durmadı. Zindandan çıktığı gibi soluğu Kürdistan dağlarında aldı. Bir an olsun soluk almadan, bir an olsun tereddüt etmeden, kimseden bir onay beklemeden katıldı Kürt ulusal özgürlük kavgasına. Rojava ve halk tanıktır ki; maddiyata ve tüketime küçük bir taviz bile vermedi.

Direnişi büyütme zamanıdır

Gençliğini, orta ve ileri yaşını, koca ömrünü devrim ve sosyalizm davasına adadı. Zorlukların her türlüsüne katlandı, meydan okudu. Kürdistan soludu. Kürtçe konuştu. Tertemiz çocuk saflığında bir özgürlük hayalini kurdu. Bir sosyaliste ve devrimciye yakışır yaşam sürdürdü.

Rojava’da kuşatma ve ilhak saldırılarına, Halep’te yaşanan katliama ne yorulan yüreği ne de vicdanı dayandı. Şimdi kalbi duran ve şehit düşen Celal Amed’in Rojava topraklarından yükselen direniş sesini, dört bir yana yayma zamanıdır. Direnişi büyütme, isyanı çoğaltma zamanıdır. Şimdi ayağa kalkma, soykırımcıların elini kırma zamanıdır. Dünden daha fazla sokakları ve meydanları işgalcilere dar etme zamanıdır. Şimdi Heval Celal olma zamanıdır.

(Yeni Özgür Politika – 20 Ocak 2026)

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu