
Polen Ekoloji Kolektifi, ESP operasyonunda tutuklanan ekolojistler için İHD İstanbul Şubesi’nde basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Mücadeleden vazgeçmiyoruz! Tüm devrimci, politik hasta tutsaklara özgürlük” pankartı açıldı.
Basın açıklamasına, Sosyalist Meclisler Federasyonu(SMF), Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), Munzur Çevre Derneği(MÇD), Yeşil Sol Parti, Ayrışım Yayınevi, Beyoğlu Gıda Topluluğu, Zilan Ekoloji, Bakırtepe Çevre Platformu, KÖZ, iklim Adalet Komisyonu, Kuzey Ormanları Savunması, ekolojistler, yaşam savunucuları ve çok sayıda kişi katıldı.
Basın açıklamasını Polen Ekoloji Üyesi Derya Sever ve Polen Ekoloji Eş Başkanı Levent Büyükbozkırlı okudu. Polen Ekoloji Kolektifi’nin basın metni aşağıdadır; 3 Şubat sabahı başlayan ve 22 kente yayılan siyasi kırım operasyonları sonucunda, aralarında Polen Ekoloji Kolektifi ve Bakırtepe Çevre Platformu’ndan yoldaşlarımızın, mücadele arkadaşlarımızın bulunduğu 100’ün üzerinde kişi gözaltına alınmış 82’si tutuklanarak tutsak edilmiştir.
Açıklamada, “Yoldaşlarımız tüm bu ekonomik işleyişin altında yatan ekolojik yıkımı gözler önüne seriyor, işçinin ve doğanın ortak yok edilişine karşı farklı sınıfsal katmanların taleplerini, mücadelesini bir araya getiriyorlar. İşte emri Saraydan alan o savcı ve polislerin korktukları bu direnişlerin, mücadelelerin kapılarını çalmasıdıra ama çanlar tüm canlılık için çalıyor, büyük bir ekolojik çöküşün ortasında bir avuç patronun, her türlü insanlık dışı işkenceyi özel adalarında uygulayanların düzenine karşı öfkeliyiz, öfkemiz doğanın öfkesidir. Yoldaşlarımız bunun mücadelesini vermektedirler.
Üniversitelerin kayyum-ögb eliyle işgal edildiği, erkek devlet şiddetiyle kadınların, LGBTİ+’ların katledildiği, şovenizmin bütün araçlarla propaganda edildiği, onurlu basın emekçilerinin tutsak edildiği, Filistin’den Rojava’ya Sudan’dan, Venezuela’ya kadar halkların özgürlük mücadelelerinin işgal ve soykırımlarla tasfiye edilmeye çalışıldığı bu dönemde elbette işçi sınıf ve ezilenlerin hareketi büyüyecek, patronları korkutacak.
Tutuklanan yoldaşlarımızın hayatlarından çaldıklarını düşündükleri her bir gün aslında içeride birer okulun, dışarıda dayanışmanın büyütüldüğü günler. İnsanlık posasına dönüştürülmüş kişilerin sözlerine itiraf deniyor, ortada itiraf edecek bir şey yok, yaşam hakkımızı savunuyoruz ve savunacağız, bunu her gün her yerde söylemeye devam edeceğiz. Her bir faaliyetimiz meşrudur, işçileri öldüren, savaşları çıkaran, doğayı yok eden şirketlere ve onların siyasi temsilcilerine, düzenine karşı demokratik faaliyetlerdir.
Kendi yasasını, yönetmeliğini uygulamayan bir garabet yargı sistemiyle karşı karşıyayız. Devrimcileri bastırmak için bu yalan beyanlarla bir araca dönüştürülen burjuva hukuk sisteminde açılan uydurma dosyalarda; herkese açık ve çağrılı yapılan MESEM’lere karşı eylemler, asgari ücretin arttırılması için eylemler “terör” faaliyeti olarak gösteriliyor; 100 TL’lik öğrenci dayanışma ödemeleri, Suruç katliamı yargılamasında adalet istemek için yapılan anmalar, nerede, hangi konuda olduğu belli olmayan çevrimiçi paneller, kitaplıkta yer alan Komünist Manifesto kitabı, Che Guevara posteri ve zaten üye olunan resmi, yasal, DİSK’e bağlı bir sendika önlüğü suç unsuru olarak gösteriliyor.
Bu kadar beceriksiz, içeriksiz dosyalarla kimseyi yargılayamazsınız. O yüzden demokratik haklarımızı onların uydurma açıklamalarından, meydanlarda megafonla yaptıkları “yasaktır” anonslarından değil, kendi bilgimizle, irademizle savunacağız. Polen Ekoloji Kolektifi olarak, ekoloji mücadelesini sınıf mücadelesinin kalbine ve üretim ilişkilerinin tam ortasına yerleştiriyoruz. İktidardakiler, patronlar yerel çevre direnişlerinin işçi sınıfıyla buluşmasın, emekoloji perspektifiyle fabrikadaki iş cinayetiyle doğadaki yıkımın birleşik bir hatta dönüştürülmesin diye ellerinden geleni yapıyorlar.
Ve bu kararları verenlere sesleniyoruz: Tutsaklıklar ne doğayı savunma irademizi ne de sosyalizm iddiamızı durdurabilir. Bu kirli düzeni yaratanlar ve sürdürenler er ya da geç bunun altında kalacaklar. Bu saldırılara karşı Polen Ekoloji Kolektifi olarak; yürüttüğümüz yaşam mücadelesine ve işçilerin, ezilen tüm kesimlerin verdiği meşru mücadeleye devam edeceğimizi duyuruyoruz. Arkadaşlarımızın bir an önce serbest bırakılması ve bu süreçte kurumsal ve bireysel yaşadıkları zararın tazmin edilmesi taleplerimiz için dayanışma ve bir arada durma irademizi tekrar tekrar karşınıza çıkaracağız.
Tüm demokrasi güçlerini ve ekoloji örgütlerini, bu saldırılara karşı durmaya ve birlikte hareket etmeye çağırıyoruz. Tutsak Yaşam savunucularına, Tutsak Sosyalistlere Özgürlük! Baharı Getiren Polenleriz, Tutsaklık Duvarlarını Aşarız! Polen Ekoloji Kolektifi



