DerlediklerimizGüncel

KAVEL ALPASLAN | İşçilerin kontrolünde bir endüstri kolonisi: AIK Kuzbass

ABD, Finlandiya, Almanya, Yugoslavya ve Hollanda gibi çeşitli ülkelerden gelen işçiler burada neredeyse sıfırdan bir sanayi kenti yaratırlar. İki yıl içerisinde Sibirya’nın ilk Kok Kimya Fabrikası, dondurucu bir soğukta inşa edilir.

Binalar tek başlarına bir şey ifade etmezler. Ancak meraklı kimseler geçmişlerini eşelemeye başladığında bize sonsuz hikayeler anlatırlar.

Dünyanın en geniş kömür kaynaklarından birine ev sahipliği yapan Sibirya-Kuzbass havzasındaki Kemerovo kentinin yapılarına dışarıdan baktığımızda gözümüze pek dikkat çekici bir detay ilişmez. Fakat 1920’lerde inşa edilen çoğu yapı, hem Sovyetler Birliği hem de dünya için oldukça özgün bir emeğin sonucu bugünlere uzanır. 1921 yılında dünyanın dört bir yanından gelen işçiler, emeklerini ortaya koyarak Özerk Endüstri Kolonisi (AIK) Kuzbass’ı yaratırlar.

Peki Sibirya’nın ortasında 30 farklı halktan işçiyi bir araya getiren bu ‘küçük enternasyonal’ nasıl doğdu, nasıl yaşadı ve neden sona erdi?

İşçi imtiyazına doğru

Ekim Devrimi, Birinci Paylaşım Savaşı’nın getirdiği yıkımın içinden doğar. Hemen ardından karşı-devrimci saldırılarla başlayan İç Savaş (1917-1922) ile birlikte genç Sovyet yönetimi bir kez daha açlık ve yıkımla mücadele etmek zorunda kalır.

Nüfusunun büyük bir çoğunluğu tarımla uğraşan bu ülkenin elindeki bir avuç sanayi de bu savaşlarla harap olur. Beyazlar mağlup edildiğinde Bolşevikler bu yüzden sosyalist inşa ve sanayi cephesinde bir başka zorlu savaşa atılırlar.

Komünist Enternasyonalin Moskova’daki Üçüncü Kongresinde (1921) Hollandalı delege Sebald Rutgers’e göre ‘Dünya proletaryası, zor günlerden geçen Sovyetlere sadece para ya da yiyecek sağlamakla yetinmemeli, aynı zamanda bu ülkede ekonomik yaşamın yeniden canlanmasına da destek olmalıdır.’ Bu sebeple Rusya dışındaki işçilere seslenerek “Sovyet Rusya’yı işçi kolonizasyonu yoluyla desteklemeleri için çağrıda bulunmayı öneriyorum” der.

Bir inşaat mühendisi olan Rutgers’in ABD’li Sendikacı Herbert Calvert ile birlikte bu fikir üzerine yaptıkları çalışmalar sonucunda ‘endüstriyel işçi kolonileri’ projesi ortaya çıkar. Sovyet sistemi içinde kapalı bir ekonomik birim olarak tasarlanan kolonilerde modern üretim hakkında bilgi sahibi işçilerin-uzmanların katkıları amaçlanır. Uygulamaya en uygun yer olarak Kuzbass seçilir.

Kurulan AIK Organizasyon Komitesinde Rutgers ve Calvert’in haricinde dikkat çekici isimler vardır. Örneğin geçtiğimiz aylarda hakkında konuşma fırsatı bulduğumuz ‘Koca Bill’ lakaplı ABD’li İşçi Önderi Bill Haywood. Koca Bill’in örgütü Dünya Sanayi İşçileri Sendikası (IWW) da AIK Kuzbass’ın örgütlenmesinde önemli rol oynar.

Hatta bu projenin New York’a bir bürosu açılır. Berlin’deki büroyla birlikte görevleri işçilere ulaşmak, ekipman satın almak ve AIK Kuzbass’a teknik bilgi sağlamaktır. Daha sonra ofislerin sayısı diğer ABD eyaletlerine ve ülkelere doğru genişler.

Bir başka ‘koloni’

Afiş, Kuzbass işçi kolonosi

Sömürgecilik tarihi nedeniyle ‘koloni’ kulağa kötü çağrışımı olan bir kelime. Ancak AIK Kuzbass’taki yerleşimin bildiğimiz kolonilerden epey farkı var. Örneğin buraya göç edenler bir ‘para’ sunarak işten pay sahibi olmak yerine ‘emeklerini’ yatırırlar. Bu sebeple bir ‘işçi imtiyazı’ şeklinde anılır.

Böylece mayıs 1922’den itibaren ilk kafile Sibirya’ya ulaşır, yurt dışından 753, Sovyet Rusyası’ndansa 5 bin işçi gelir ve AIK Kuzbass, ekimde resmen kuruluşunu ilan eder.

Tamamen devlet mülkiyetindeki özerk bölgeye çeşitli vergi muafiyetleri tanınır. Yönetimi ise demokratik bir şekilde koloni üyeleri tarafından seçilir.

Koloninin resmi mührü de çarpıcıdır: Arkasındaki fabrikalardan gelen, yumruğunu havaya kaldırmış yarı-çıplak bir işçi. Bu, aslında IWW’nin sahiplendiği, 1913 Paterson İpek İşçileri Grevi’ne bir göndermedir. Tam 25 bin ipek işçisinin sekiz ay boyunca daha iyi çalışma koşulları için mücadele ettiği Paterson Grevi, Ekim Devrimi’ne bizzat tanıklık edecek ABD’li Gazeteci John Reed tarafından tiyatroya aktarılır. Oyunun afişinde ise AIK Kuzbass’taki tasarımın aslını görürüz.

Modern bir sanayi kentinin enternasyonal temelleri

Kuzbass işçi kolonisi genel görünüm

ABD, Finlandiya, Almanya, Yugoslavya ve Hollanda gibi çeşitli ülkelerden gelen işçiler burada neredeyse sıfırdan bir sanayi kenti yaratırlar. İki yıl içerisinde Sibirya’nın ilk Kok Kimya Fabrikası, dondurucu bir soğukta inşa edilir. Kömür madenleri modernize edilerek verimlilik arttırılır. Yeni elektrik santralleri ve yüksek gerilim hatları çekilir. Modern tarıma geçiş hedefiyle devasa bir süt çiftliği kurulur.

Ayrıca bugün hâlâ izlerini gösteren Kemerovo’daki kamu yapıları da bu dönemin eseridir: İşçi konutları, Hollandalı Mimar Van Loghem öncülüğünde inşa edilir. Bir yıl içerisinde tamamlanan toplu konutlar sayesinde toprak evler dönemi geride kalır.

Finlandiyalı marangozlar tarafından yemekhane, bakkal, çamaşırhane ve atölyeleri içerisinde bulunduran bir komün evi açılır. Merkezi hastanelere ek olarak maden hastaneleri açılır. Çok dilli eğitim veren bir okul ve yine çok dilli 3 bin kitaplık bir kütüphane düzenlenir.

Toplumsal hayatta da gelenekler birbirine karışır. ABD’li işçilerin caz müziği Finlandiyalıların spor tutkusuyla karışır.

Zamanla baş gösteren sorunlar

Kuş uçmaz kervan geçmez bir yerde kendine yeten modern bir şehrin temelleri onlarca dil konuşan işçilerin emekleriyle yükselir. Tabii her bir meydan okuma, beraberinde mücadele edilmesi gerekilen birtakım sorunları da getirir.

Başlangıçta Haywood’un girişimiyle benimsenen ‘eşit ücret’ sistemi, gerçekçi politikalardan yana Rutgers’in inisiyatifi ele almasıyla birlikte yerini Sovyetler Birliği’nin genelinde benimsenen kademeli ücret sistemine bırakır. Tabii bu süre içerinde yer yer Rusya’dan gelen işçilerle yabancı işçiler arasında çatışmalar gözlemlenir.

Dil bariyerinin yanı sıra yemek kültürü farkları dahi yer yer gerilime sebep olur. Tabii burada mesele basit bir yemekhane tartışması değildir; yerlilerin, Kuzbass’a gelen yabancı işçilerin ‘dövizle ikramiye almaları’ ya da ‘farklı konaklama koşulları’ gibi meselelerde kolonistleri ‘ayrıcalıklı’ görmesidir.

Uyum ve disiplin sorunları nedeniyle Sibirya’ya gelenlerin yaklaşık yüzde 30’u koloniden erken ayrılır. Fakat yıllar içerisinde asıl sorun ekonomik modelin niteliğinde kendisini gösterir. Sosyalist inşanın merkezi bir planlamayı gerektirdiği bir dönemde AIK Kuzbass, üretimde beklenen başarıyı kaydedemez.

Böylece 1926 yılında yapılan sözleşme feshedilir. Gelen yabancıların büyük bir bölümü ülkelerine geri dönerken 40 kişi Sovyetler Birliği’nde kalmayı tercih eder.

Küçük bir enternasyonal bunu yapıyorsa?

Kuzbass işçi evleri

Yine de AIK Kuzbass gerçekten kolayca ‘başarısız’ denebilecek bir deneyim midir? Her şeyden önce bugüne miras kalan nice yapı bize bir modern sanayi kentinin nasıl hiç yoktan hangi emekle inşa edildiğini hatırlatıyor. Bu da kulağa o güne kadar soyut gelen bir fikrin gerçeğe dönüşebileceğini gösterir. Şüphesiz ortada uzun soluklu özgün bir ekonomik model yok. Lenin dahi hikayenin en başında ‘Her şeyin yolunda gideceğine dair hiçbir garantilerinin olmadığını’ vurgular.

AIK Kuzbass, dünya tarihinde işçilerin kontrolündeki ilk ve en büyük uluslararası sanayi deneyi olarak yerini alır. Kısa ömürlü olur ama “Başka bir dünya mümkün mü?” sorusuna Sibirya’nın ortasında emek gücüyle cesur bir yanıt verir. Sebald Rutgers’ın sözleriyle: “Bizim küçük enternasyonalimiz Sibirya’da büyük bir sanayi tesisi yarattı. Uluslararası işçi dayanışmasının neler yapabileceğini gösterdik.”

Birkaç binlik işçinin çıkan deneysel projesi bile yüzyıllara meydan okuyan kalıcı izler bırakıyorsa, ‘büyük bir enternasyonalin’ gücü şüphesiz çok daha görkemli olacaktır.

Kaynaklar ve daha ayrıntılı bilgilerin yer aldığı adresler

1- https://redhill-kemerovo.ru/istoriya/stati/aik-kuzbass/

2- https://da-kemerovo.ru/aic100

(Evrensel. 26 Şubat. 2026)

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu