
Amed’in Sur ilçesine bağlı Arzoxlî köyü sakinlerinin meralarına Güneş Enerji Santrali (GES) kurulmasına karşı yaptıkları protestoda darp edilerek gözaltına alınmaları, Urfa’da protesto edildi.
İnsan Hakların Derneği (İHD) Urfa Şubesi, Ekoloji ve Yaşam Hakkı Komisyonu ile Urfa Ekoloji Derneği, Amed’in Sur ilçesi Arzoxlî köyü sakinlerinin meralarına Güneş Enerji Santrali (GES) kurulmasını protesto etmeleri nedeniyle darp edilerek gözaltına alınmasını kınadı. Kurumlarca İHD Şubesi’nde düzenlenen basın toplantısında açıklama yapan İHD Urfa Şubesi Yöneticisi Ahmet Doğan, “GES projesine karşı yaşam alanlarını savunan köylülere yönelik jandarma müdahalesi, şiddet ve gözaltılar kamuoyuna yansımıştır. Basına yansıyan bilgilere göre müdahalede cop, tazyikli su, biber gazı ve plastik mermi kullanılmış; en az 4 kişi yaralanmış, 16 kişi gözaltına alınmıştır. Bu tablo, yalnızca bir protesto müdahalesi değildir. Bu tablo, yaşam hakkının, sağlıklı çevrede yaşama hakkının, ifade özgürlüğünün ve barışçıl toplanma hakkının açık biçimde ihlal edilmesidir” dedi.
Halkın mera alanlarını, geçim kaynaklarını ve yaşam çevrelerini korumak için gösterdikleri demokratik tepkiye karşı orantısız güç kullanıldığını belirten Doğan, “Yaralanmaların meydana gelmesi ve çok sayıda kişinin gözaltına alınması kabul edilemez. Ayrıca kamuoyuna yansıyan kimi açıklamalarda, proje sahasının mera alanı olması yanında kültürel/doğal miras bakımından hassasiyet taşıdığı ve bu nedenle itirazların güçlendiği belirtilmiştir. Bu tür projelerde, yerel halkın katılımı ve şeffaf bilgilendirme olmaksızın, kolluk şiddetiyle ‘uygulama’ dayatılması; toplumsal barışı zedelediği gibi hak ihlallerini derinleştirir” diye konuştu.
Eylem hakkının suç olmadığının altına çizen Doğan, “Köylülerin yaşam alanlarını savunması meşrudur. Orantısız güç kullanımı derhal soruşturulmalıdır. Plastik mermi, biber gazı, cop ve tazyikli su kullanımına ilişkin iddialar etkin biçimde araştırılmalı; işkence ve kötü muamele yasağı çerçevesinde sorumlular hakkında işlem yapılmalıdır. Yaşam alanını etkileyen projeler, yerel halkın rızası ve katılımı olmadan yürütülemez. Mera alanları, geçim kaynakları ve ekosistemler ‘yatırım’ gerekçesiyle tahrip edilemez; ÇED/izin süreçleri şeffaf olmalı, bilimsel raporlar kamuoyuna açık olmalıdır” ifadelerini kullandı. (MA)



