
Antalya S Tipi Hapishanesi’nde bulunan yüzde 76 engelli hasta tutsak Devrim Ayık’ın hastaneye sevki sırasında jandarmanın sözlü ve fiziki şiddetine maruz bırakılmasına karşı TUHAY-DER, ÖHD ve İHD açıklama yaptı.
Tutuklu ve Hükümlü Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAY-DER), Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) Antalya Temsilciliği ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Antalya Şubesi, Antalya Döşemaltı Kampüs Hapishanesi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada “Hasta mahpus Devrim Ayık yalnız değildir. İşkence insanlık suçudur” yazılı pankart açıldı. Kurumlar adına açıklamayı ÖHD Antalya Temsilciliği üyesi Nesibe Bahadır okudu.
Bahadır, yüzde 76 engelli ve ağır hasta tutsak Devrim Ayık’ın 12 Mart 2026’da Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevki sırasında jandarma görevlileri tarafından sözlü ve fiziki işkenceye maruz bırakıldığını ve bu duruma ilişkin ailenin derneklerine başvuru yaptığını söyledi.
Avukatların yaptığı görüşmeler ve tutulan tutanaklara değinen Bahadır, Ayık’ın tedavisinin eksiksiz yürütülebilmesi için mevcut doktorlarıyla devam etmek ya da başka bir hastaneye sevk edilmek istediğini belirtti. Bahadır, jandarmanın bu talebe karşı çıktığını, ağır hasta ve engelli tutsak Ayık’ın muayene sırasında kelepçeli tutulduğunu ve insan onuruna aykırı koşullara itiraz etmesi üzerine şiddete maruz bırakıldığını ifade etti.
Bahadır, Ayık’ın kamera bulunmayan alanlara götürülerek fiziksel şiddete maruz bırakıldığını ve yaşanan darp olayının rapor altına alındığını söyledi.
Bir tutsağın sağlığa erişim hakkını kullanması nedeniyle şiddete maruz bırakılmasının yalnızca bireysel bir hak ihlali olmadığını vurgulayan Bahadır, bunun devletin gözetimi altındaki kişilerin yaşamını ve sağlığını koruma yükümlülüğünün ihlali anlamına geldiğini belirtti.
Bahadır, “Sağlık hizmetine erişim, hapishanelerde dahi sınırlanamayacak temel bir haktır. Tedavi amacıyla hastaneye sevk edilen ağır hasta ve engelli bir mahpusun darp edilmesi hem insan onuruna hem de hukuk devletinin en temel ilkelerine aykırı ağır bir ihlaldir. Bu durum, Türkiye’de hapishanelerde uzun süredir gündeme gelen işkence ve kötü muamele uygulamalarının yeni bir örneği olarak karşımızda durmaktadır” dedi.
“Barış ve demokratik çözüm” beklentilerinin yükseldiği bir süreçte hapishanelerdeki kötü muamelenin süreci sabote ettiğini ifade eden Bahadır, hapishane idaresinin işkenceye karışan jandarma hakkında suç duyurusunda bulunması ve Adalet Bakanlığı’nın olaya müdahil olması gerektiğini söyledi.
Açıklamada şu talepler sıralandı:
- Tutsak Devrim Ayık’a yönelik işkence ve kötü muamele derhal, bağımsız ve etkili biçimde soruşturulmalı.
- İşkenceye karışan kamu görevlileri açığa alınmalı ve haklarında adli işlem başlatılmalı.
- Hasta tutsakların sağlığa erişim hakkı güvence altına alınmalı, insan onuruna uygun muayene ve tedavi koşulları sağlanmalı.
- Hapishanelerde işkence ve kötü muameleye karşı etkin ve bağımsız denetim mekanizmaları işletilmeli.
Açıklamada konuşan Devrim Ayık’ın annesi Hülya Ayık, yüzde 76 engelli bir hasta tutsağa saldırılmasının devlet açısından bir utanç olduğunu söyledi. “Bir yandan barış süreci deniliyor, bir yandan askerler ve kurumlarıyla hasta tutsağa saldırılıyor. Bu provokasyon değilse nedir? Biz bunu kabul etmiyoruz” dedi. (Jinnews)



