DünyaGüncel

UPOTUDAK’tan 18 Mart çağrısı: “Tecride karşı mücadeleyi büyütelim”

UPOTUDAK, '18 Mart Politik Tutsaklarla Dayanışma Günü' dolayısıyla yaptığı açıklamada hapishanelerdeki tecrit ve hak ihlallerine dikkat çekerek, “Tecrit insanlık suçudur, derhal sonlandırılmalıdır” çağrısı yaptı.

Uluslararası Politik Tutsaklarla Dayanışma Komitesi (UPOTUDAK), 18 Mart Politik Tutsaklarla Dayanışma Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, hapishanelerdeki tecrit ve hak ihlallerine karşı ortak mücadele çağrısı yaptı.

UPOTUDAK, 18 Mart’ın politik tutsaklarla dayanışmanın ve hapishanelerdeki hak ihlallerine karşı ses yükseltmenin günü olduğunu belirterek, “Bugün, yalnızca geçmişte yaşanan baskı ve direnişlerin hatırlanması değil, hâlâ zindanlarda süren adaletsizliklere, katliamlara karşı ortak bir mücadele çağrısıdır” dedi.

Açıklamada, dünya genelinde milyonlarca kişinin politik düşünceleri ve kimlikleri nedeniyle özgürlüklerinden mahrum bırakıldığı vurgulanarak, “Politik tutsaklar; işkence, tecrit, keyfi disiplin cezaları, sağlık hakkına erişimin engellenmesi ve insan onuruna aykırı muamelelerle karşı karşıya bırakılmaktadır” ifadelerine yer verildi.

“Avrupa’da da durum farklı değil”

Avrupa’daki hapishanelerde de benzer uygulamaların sürdüğü belirtilen açıklamada, “Özellikle ‘yüksek güvenlik’ ve ‘özel rejim’ adı altında uygulanan tecrit sistemleri, insan hakları kurumlarının eleştirilerine rağmen sürdürülmektedir” denildi.

Açıklamada, politik tutsakların aile ve avukat görüşlerinin kısıtlandığı, iletişim haklarının engellendiği vurgulanarak, “Türkiyeli ve Kürdistanlı birçok politik aktivist Avrupa ülkeleri hapishanelerinde tecrit başta olmak üzere hak ihlallerine maruz bırakılmaktadır” ifadeleri kullanıldı.

Türkiye’de sistematik ihlaller vurgusu

Türkiye’deki hapishanelerin uzun süredir hak ihlalleriyle gündemde olduğu belirtilen açıklamada, “Ağırlaştırılmış tecrit uygulamaları, keyfi disiplin cezaları, çıplak arama dayatmaları, mektup ve kitap yasakları, hasta tutsakların tedaviye erişiminin engellenmesi ve tahliyelerin geciktirilmesi temel sorunlar arasındadır” denildi.

Açıklamada ayrıca, yüksek “güvenlikli” hapishanelerdeki izolasyon politikalarının tutsakların fiziksel ve psikolojik sağlığını tehdit ettiği ifade edildi.

Kadın ve LGBTİ+ tutsaklara dikkat çekildi

Kadın ve LGBTİ+ tutsakların daha ağır koşullara maruz bırakıldığı belirtilen açıklamada, “Kadın tutsaklar hijyen ürünlerine ve sağlık hizmetlerine erişimde ciddi sorunlar yaşamaktadır. Gebe ve çocuklu kadınların maruz bırakıldığı koşullar uluslararası standartlara aykırıdır” denildi.

LGBTİ+ tutsakların ise ayrımcılık ve şiddetin hedefi olduğu vurgulanarak, “Cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim temelinde ayrımcılık, zorla tek kişilik hücrelerde tutulma ve sağlık hizmetlerine erişimin engellenmesi yaygındır” ifadeleri kullanıldı.

“Tecrit insanlık suçudur”

UPOTUDAK, hapishanelerin insan haklarının askıya alındığı alanlar olmadığını vurgulayarak şu çağrıyı yaptı:

“Tecrit insanlık suçudur, derhal tüm dünyada sonlandırılmalıdır. Hapishanelerdeki hak ihlalleri derhal sona erdirilmelidir. Hasta tutsaklar serbest bırakılmalıdır. Kadın ve LGBTİ+ tutsaklara yönelik ayrımcılık ve şiddet son bulmalıdır.”

Açıklama, “Bütün politik tutsaklara özgürlük! Tecride karşı mücadele, özgürlüğe giden yoldur” sözleriyle son buldu.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu