
Çelikler Holding tarafından Çorum’un Sungurlu ilçesine bağlı Karakaya Köyü’nde açılmak istenen taş ocağı ve kırma-eleme tesisine karşı köylülerin direnişi bir yılı geride bıraktı. Köyü üç taraftan kuşatacağı belirtilen projeye karşı çıkan köylüler, eylemlerini sürdürüyor.
Köylüler, projenin hem yaşam alanlarını hem de tarım ve hayvancılık faaliyetlerini tehdit ettiğini belirterek alternatif alanların değerlendirilmesini talep ediyor. Eylem sırasında konuşan bir köylü, şirketin ve sürecin işleyişine dair sert eleştirilerde bulundu:
“Müslüman olmaya gerek yok, vicdanı olsun yeter. Bir senedir anlatıyoruz. Mesafe mesafe mesafe. Git şu dağdan al, arka dağdan al. 650 malımızı 50 tane gösteriyorlar. Bu sahtekarlıktır, bu siyasi baskıdır. Bilirkişi heyeti yazıyor; o rapor mahkemeye gidene kadar değişiyor. Buna siyaset müdahale ediyor.”
Köylü, hukuki sürece olan inancını koruduklarını ifade ederek, kamu görevlilerine de çağrıda bulundu:
“Umut can çekişiyor, ölmesin. Bizim umudumuz ölmesin. Daha mahkemelerde umudumuz var. Çocuklarına onurlu bir gelecek bırakacak hakimler savcılar olduğuna inanıyoruz. Başınıza ne gelirse gelsin, çocuklarınıza onurlu bir gelecek bırakın, bu köyü yok etmeyin.”
Konuşmasında projeyi “bir avuç çetenin çıkarı” olarak nitelendiren köylü, mücadelenin sadece ekonomik değil aynı zamanda onur meselesi olduğunu vurguladı.
“İbrahim’in iradesiyle mücadele edeceğiz”
Eylemde yapılan konuşmada, köylü direnişi tarihsel bir mücadele çizgisine de bağlandı. İbrahim Kaypakkaya’ya atıf yapan köylü, şu ifadeleri kullandı:
“İbrahim Kaypakkaya işçi ve köylü üzerine mücadele etmiş bir insandır. Bugün bu düzen köylüyü yok etmeye şartlanmıştır. Sermayenin yanında yer alıyor. Biz İbrahim’in yolundanız; o dirençle mücadele edeceğiz. Çeliklerin parası olabilir, gücü olabilir, siyasi ayağı olabilir, bizim de irademiz var. İbrahim’in iradesiyle mücadele edeceğiz.”
Köylüler, şirketin ekonomik gücüne karşı kendi iradelerini ve dayanışmalarını öne çıkararak direnişi sürdüreceklerini belirtiyor.
Hukuki süreç ve belirsizlik
Projeye karşı açılan davaların sürdüğü öğrenilirken, köylüler bilirkişi raporlarında değişiklik yapıldığı iddiasını da gündeme getirdi. Sürecin şeffaf yürütülmesi çağrısı yapan köylüler, kararın yaşam alanlarını koruyacak şekilde çıkmasını talep ediyor.



