
Rapora göre, Antep Türkiye’de tekstil üretiminin merkezi konumunda bulunurken, bu yoğun üretim temposu işçi sağlığı ve güvenliği açısından ağır sonuçlar doğuruyor. Kentteki işçiler, sık yaşanan uzuv kayıpları ve ağır yaralanmalar nedeniyle çalışma koşullarını “mezbaha düzeni” olarak tanımlıyor.
Mehmet Türkmen’in tutuklanması ve tepkiler
BirTek-Sen Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in, işçilerin hak arama mücadelesine destek verdiği bir konuşma sonrası 16 Mart’ta tutuklanması da raporun gündeminde yer aldı. Türkmen’in konuşmasında işçi ölümleri, iş güvenliği eksiklikleri ve patronların cezasızlığına dikkat çektiği belirtilirken, tutuklama kararı sendikal mücadeleye yönelik baskı olarak değerlendirildi.
İSİG Meclisi, bu gelişmenin ardından hem dayanışmayı büyütmek hem de kentteki işçi sağlığı sorunlarını görünür kılmak amacıyla söz konusu raporu hazırladığını açıkladı.
Tekstil sektörü: Üretim gücü, yüksek risk
Antep, Türkiye’de makine halısı üretiminin yüzde 91’ini, polipropilen ipliğin yüzde 91’ini ve dokusuz kumaşın yüzde 82’sini tek başına karşılıyor. Ancak bu üretim gücüne rağmen işçiler düşük ücretlerle, yoğun ve güvencesiz koşullarda çalışıyor.
Raporda, özellikle Başpınar Organize Sanayi Bölgesi’nde iş kazalarının sıklığına dikkat çekilerek, birçok olayın kayıt dışı bırakıldığı, özel hastanelerde “bireysel kaza” olarak gösterildiği ve böylece adli süreçlerin işletilmediği ifade edildi.
İş cinayetlerinin dağılımı
Verilere göre iş cinayetlerinin en fazla yaşandığı sektörler şöyle sıralandı:
- İnşaat ve yol işleri
- Tarım ve orman
- Taşımacılık
- Tekstil ve deri
Antep’i Türkiye genelinden ayıran en önemli özelliklerden biri ise tekstil sektöründeki işçi ölümlerinin yüksekliği oldu.
Göçmen ve çocuk işçiler risk altında
Raporda dikkat çeken bir diğer nokta, göçmen işçi ölümlerinin yüksekliği. Son 13 yılda hayatını kaybeden işçilerin en az 66’sının göçmen olduğu, bunların büyük çoğunluğunu Suriyeli işçilerin oluşturduğu belirtildi.
Çocuk işçilik de ciddi bir sorun olarak öne çıktı. 14 yaş ve altı 24, 15-17 yaş arası 25 çocuk işçinin hayatını kaybettiği tespit edildi. Bu oranların Türkiye ortalamasının oldukça üzerinde olduğu vurgulandı.
Ölüm nedenleri ve yapısal sorunlar
İş cinayetlerinin başlıca nedenleri arasında:
- Trafik ve servis kazaları
- Ezilme ve göçük
- Yüksekten düşme
yer alırken; pandemi döneminde Covid-19 nedeniyle yaşanan ölümler, işyerlerinde şiddet ve patlamalar da dikkat çekici düzeyde.
İSİG Meclisi, tüm işçi ciayetlerinin önlenebilir olduğunu vurgulayarak bu ölümleri “kaza” değil “iş cinayeti” olarak tanımlıyor.
Sendikasızlık ve örgütsüzlük
Rapora göre hayatını kaybeden işçilerin yalnızca yüzde 1,44’ü sendikalıydı. Bu durum, kentte sendikalaşma oranının düşüklüğünü ve işçilerin büyük ölçüde güvencesiz çalıştığını ortaya koyuyor.
Mücadele ve dayanışma vurgusu
İSİG Meclisi, Antep’teki tabloyu “yüksek üretim – düşük güvenlik” çelişkisi olarak değerlendirirken, işçi sağlığı mücadelesinin ancak örgütlü ve dayanışmacı bir hatla güçlenebileceğini belirtti.
Raporda, artan baskılara rağmen işçilerin hak mücadelesinin sürdüğü ve bu mücadelenin hem yerel hem de ülke genelinde kritik bir öneme sahip olduğu vurgulandı.



