
Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 8 Kasım 2025’te Ravive Kozmetik’te çıkan ve 3’ü çocuk 6’sı kadın 7 işçinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin davanın ilk duruşması Kandıra’daki Kocaeli Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde görülüyor.
Savcılığın talimatıyla duruşma salonuna telefon ve bilgisayar gibi hiçbir digital aracın girişine izin verilmedi. Ailelerin avukatları, cezaevi savcısının ‘telefonları almayın, sadece avukatlar girsin, yer yok’ gibi gerekçeler öne sürdüğünü belirterek karara tepki gösterdi.
Sakarya Hendek’te Büyük Coşkunlar Havai Fişek Fabrikasında 6 yıl önce gerçekleşen patlamada yakınlarını kaybeden aileler ile Beşiktaş’ta 29 işçinin öldüğü Masquerade gece klübü yangını davasının aileleri de işçi ailelerine destek ve dayanışmaya geldi.
Aileler, desteğe gelenlerle birlikte kampüs önünde açıklama yaptı.
Ravive Kozmetik’teki patlamada yaşamını yitiren Şengül Yılmaz’ın kız kardeşi Emine Bulut,
“Biz burada adalet peşindeyiz. Ekmek parası için canlarını verdiler ve bunlara sebep olanların sırf arkaları sağlam diye elini kolunu sallayarak gezmelerine gönlümüz razı değil. İzmit’te yer mi yoktu, bizi süründürmek için dağ başına getirdiler. Öldürenler haklı ölenler haksız mı oluyor? Adalet bu mu?” diye seslendi.
2 Nisan 2021’de Beşiktaş’ta Masquerade gece kulübü yangınında hayatını kaybeden Özkan Kayabaş’ın eşi Emine Kayabaş, davaların uzamasının ve cezasızlıkla sonuçlanmasının bir sonraki işçi cinayetlerine neden olduğunu ifade ederek duruşmaları takip etme çağrısı yaptı: “Bu davalar çok yalnız kalıyor. Lütfen aileleri yalnız bırakmayın. Kendiniz de ölmemek için davaya destek gerekiyor. Acıyı kanıksamamalıyız. İnsanlar toplu ölüyor. Bizden 10 ay sonra Bolu Kartalkaya’da aynı sebeplerden 78 insanı kaybettik. Soma’da, Hendek’te, Amasra’da bu olası kastlar müebbetler çıksaydı, herkes yargılansaydı, sorumlu bakanlar, belediye başkanları oturdukları koltuklardan inselerdi ve yargılansalardı bugün bu acıları yaşamayacaktık.”
Hendek’te havai fişek fabrikasındaki patlamada Halis Yılmaz’ı kaybeden kardeşi Mervenur Yılmaz da “Biz bugün burada Gayrettepe ve Hendek aileleri olarak Dilovasında kaçak depoda katledilen yedi işçinin adaleti için buradayız. Çünkü hepimiz biliyoruz ki birimizin adaleti hepimiz için adalet. Birimize adalet yoksa hiçbirimize adalet yok demektir. Hendek davasının karar duruşmasında herkesin serbest kalmasından sonra haykırmıştım bu cinayet düzenine daha kaç kişi lazım diye. Yine söylüyorum, bu cinayet düzenine daha kaç kişi lazım? Biz son bir kişi kalsak bile bu cinayet düzenine bir kişiyi daha kurban etmemek için, emek için, adalet için, işçi sınıfı için, insan hayatı ve onuru için sonuna kadar mücadele edeceğiz. Hiçbir baskıya boyun eğmeyeceğiz.” diye konuştu.
‘Defalarca şikayet edildi, tek bir önlem alınmadı’
Kocaeli İSİG Meclisi’nden Selçuk Karstarlı yangının “göz göre göre gelen bir katliam” olduğunu vurgulayarak, işyerinin daha önce defalarca şikayet edilmesine rağmen gerekli önlemlerin alınmadığını söyledi. “Bu katliam, Dilovası’nın ortasında, konutların içinde, güpegündüz gerçekleşti. Defalarca şikayet edilmesine rağmen bir tek önlem alınmadı. Devlet zamanında müdahale etmediği için bu yaşandı” dedi. Duruşmanın Kandıra’da görülmesine de tepki gösteren Karstarlı, yetkililerin kamuoyunun görmesini istemediği gerçekleri engellemeye çalıştığını ifade etti.
Karstarlı, duruşmaya yalnızca hayatını kaybeden işçilerin yakınlarının değil, daha önceki işçi katliamlarında yakınlarını kaybeden ailelerin de katıldığını belirterek, “Bugün burada Hendek ve Gayrettepe’de yakınlarını kaybeden aileler de var. Bu dayanışma, cezasızlığa karşı ortak bir mücadeledir” diye konuştu. Türkiye’de işçi ölümlerinin sistematik hale geldiğini söyleyen Karstarlı, “Ülke bir işçi cehennemine dönüştürüldü. Bu politikaların sonucu olarak buradayız. Bu davayı sadece bugün değil, gerçek sorumluların tamamı ceza alana kadar takip edeceğiz” dedi.
Ne olmuştu?
Dilovası’daki Ravive Kozmetik’te 8 Kasım 2025 sabahı çıkan yangında 3’ü çocuk 6’sı kadın 7 işçi yaşamını yitirdi. Yangında yaşamını yitiren işçilerin isimleri ve yaşları şöyle oldu:
- Nisanur Taşdemir (15)
- Tuğba Taşdemir (17)
- Cansu Esetoğlu (15)
- Esma Gikan (31)
- Şengül Yılmaz (59)
- Hanım Gülek (52)
- Tuncay Yıldız (48)
İş cinayetine ilişkin şu anda sadece patronlar yönünden bir dava sürüyor. Yangında sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkında herhangi bir soruşturma yürütülmüyor.
Ravive Kozmetik’in bulunduğu binaya 4 yıl önce yıkım kararı verilmiş olmasına rağmen yıkım işlemi gerçekleştirilmemişti. Ravive Kozmetik, binada faaliyetini sürdürüyordu. Buna karşın patlamadan bir yıl önce iş yerine Dilovası Belediyesi tarafından iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatı verilmişti. Resmi kayıtlarda paketleme ve dolum yapıldığı belirtilse de gerçekte yanıcı ve tehlikeli kimyasallarla üretim gerçekleştiriliyordu.
İş yerinde acil çıkış kapısı, yangın merdiveni, yangın uyarı sistemi, sensör, otomatik söndürme sistemi, havalandırması, hatta yangın söndürme tüpü bile yoktu. Yani hiçbir güvenlik önlemi bulunmuyordu. Tamamı sac panellerle çevrili binada işçilerin kaçacak, canlarını kurtaracak yolu yoktu! Üstelik kadın ve çocuk işçiler bu iş yerinde sigortasız, yevmiye usulü çalıştırılıyordu. 2024 yılında 5 ay arayla 2 kez kayıt dışı ve hiçbir önlem almayarak işçi çalıştırdığı için şikayet edilen iş yeri, İŞKUR Dilovası hizmet binasının yanında olmasına rağmen denetlenmedi.
Ravive Kozmetik katliamı fason, taşeron üretim biçimleriyle, bu üretim sürecinin esas ve asli sorumlusu olan ana firmaların; o vitrinleri süsleyen, pahalı ve büyük markaların nasıl bir sömürü ağı kurduklarını açığa serdi.
İddianameden
Patlamaya ilişkin hazırlanan iddianame, eksik soruşturma yapıldığı gerekçesiyle Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından savcılığa iade edilmişti. Yeni bir iddianame düzenlenirken, büyük marka ve şirketlere fason ve taşeron üretim yapan Ravive Kozmetik’te yaşananlarda bu marka ve şirketlerin sorumluluğuna yer verilmedi. Yakınlarını kaybeden ailelerin avukatları, iddianameye itirazlarını sundukları dilekçede, soruşturmayı yürüten savcının Dilovası Belediyesinde çalışan bir kişinin yakını olduğunu belirterek, kamu görevlilerinin sorumluluğuna ilişkin dosyanın başka bir savcı tarafından yürütülmesini talep etti.
Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen 97 sayfalık iddianamede, tutuklu kozmetik firması yetkilileri Altay Ali Oransal ve kardeşi İsmail Oransal ile ortak üretim yaptığı değerlendirilen kozmetik firmasının tutuklu yetkilileri Aleyna O. ve Gökberk G. hakkında “olası kastla öldürme” suçundan 7’şer kez müebbet, “olası kastla mala zarar verme” suçundan ise 3’er kez 5 ay 10 günden 3 yıla kadar hapis cezası isteniyor.
Olayın yaşandığı fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren Küresel Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi (OSGB) firmasının işletmecisi firari Ü.Ç, sorumlu müdürü tutuklu Ü.A. ile iş güvenliği uzmanları M.D. ve S.Ç, fabrika binasının eski sahibi tutuklu G.D, binayı satın alan şirketin yetkilileri C.Ö.Y, Ö.Y. ve Ö.Y’nin “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6’şar aya kadar hapisle cezalandırılması istenilen iddianamede, kozmetik firması yetkililerinin kaçmasına yardım ettikleri gerekçesiyle tutuklu şüpheliler A.O.A. ve O.Y. ile tutuksuz Ö.A. ve firari A.B. için “suçluyu kayırma” suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
Bazı isimler görevlerine iade edildi
Soruşturmanın başında görevlerinden uzaklaştırılan İŞKUR Kocaeli İl Müdürü Ulvi Yılmaz ile SGK Kocaeli İl Müdürü Salih Aydın ise daha sonra görevlerine iade edildi.
Soruşturma kapsamında şirket yetkilileri hakkında işlem yapılırken, aileler kamu görevlilerinin de yargılanmasını istiyor. Aileler ve avukatları, yangının “denetimsizlik ve cezasızlık” sonucu meydana geldiğini belirterek belediye yetkilileri, bakanlıklar ve ilgili kurumlar hakkında da soruşturma başlatılması gerektiğini belirtiyor.



