
Yeni Demokrat Gençlik (YDG), “Geleceğimiz Örgütlülüğümüz, Örgütlülüğümüz Geleceğimizdir!” sloganıyla üç ay sürecek bir örgütlenme kampanyası başlattığını açıkladı. Yazılı açıklamada, küresel krizler, savaş politikaları ve gençliğin yaşadığı sorunlar geniş bir çerçevede ele alındı.
Açıklamada, kapitalizmin derinleşen krizinin uluslararası gerilimleri artırdığı belirtilerek, “emperyalist bloklar arasında askeri ve siyasi gerilimler” yaşandığı ifade edildi. YDG, bu sürecin emekçiler açısından yoksulluk ve geleceksizlik anlamına geldiğini vurgulayarak, “krizden çıkışın yolunu (…) rekabeti savaşa dönüştüren bir plana hazırlanıyorlar” dedi.
2008 ekonomik krizine de değinilen açıklamada, bu sürecin etkilerinin hâlâ sürdüğü belirtilerek, “milyonlarca insanı savaşa, yoksulluğa, sömürüye mahkum eden” politikaların özellikle gençler üzerinde ağır sonuçlar yarattığı ifade edildi.
Metinde, Suriye, Rojava, İran ve Ukrayna’daki çatışmalara da atıf yapılarak, bu savaşların halklara “geleceksizlik” dışında bir şey sunmadığı vurgulandı.
Gençliğin içinde bulunduğu koşullara dikkat çekilen bölümde, “gençlikten (…) canını, emeğini isterken koca bir geleceksizlik vadediliyor” denildi. YDG, artan yoksulluk ve savaş politikalarıyla birlikte gençlerin gelecek ve özgürlük umutlarının hedef alındığını belirtti.
Türkiye’deki tabloya ilişkin değerlendirmede ise MESEM’ler, düşük ücretler ve toplumsal baskılar öne çıkarıldı. Açıklamada, “yüzbinlerce çocuk işçinin emeği sömürülürken, milyonlarca genç işçi açlık sınırının altındaki ücretlerle yaşamaya çalışıyor” ifadeleri kullanıldı. Kadınlar ve LGBTİ+’lara yönelik şiddet ve baskılara da değinilen metinde, farklı kimliklere yönelik asimilasyon politikalarına dikkat çekildi.
Açıklamada, gençliğin örgütsüzlüğünün de bu tabloyu derinleştiren bir unsur olduğu belirtilerek, “bu geleceksizlik karşısında yaşadığımız örgütsüz, dağınık halimizin de bir sonucu” denildi. Egemen güçlerin gençliği “örgütsüz ve umutsuz bırakmak” istediği belirtildi.
Örgütlülük vurgusunun öne çıktığı açıklamada, birçok başlıkta mücadele çağrısı yapıldı. “Emeğimize sahip çıkabileceğimiz, sömürüye dur diyebileceğimiz yegane güç örgütlülüğümüzdür” denilirken; kadınlara yönelik şiddet, LGBTİ+ hakları, Kürt gençliğinin eşitlik talepleri, doğa talanı ve savaş politikalarına karşı mücadelenin de örgütlü bir güçle büyütülebileceği ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, “MESEM’lerde her geçen gün bir liseli arkadaşımız daha katledilirken (…) bu düzene dur diyebilecek yegane güç örgütlülüğümüzdür” denilerek iş cinayetlerine dikkat çekildi.
YDG, a.ıklamasının sonunda şu ifadeler yer aldı:
“Her yerde kendi yasalarını dahi tanımayan bir yasaklar zinciri örülüyken bu ablukayı dağıtacak, fiili meşru mücadeleyi büyütecek güç örgütlülüğümüzdür.
Denizlerin, Mazlumların, Mahirlerin, İbrahimlerin yarattığı, ölümsüzleşmelerinin ardından geçen yarım asırda açığa çıkardıkları devrimci-komünist mirası sahiplenecek güç örgütlüğümüzdür!
Bu gerçekliği görerek 19 Mart’ta barikatları yıkan gençliğin iradesinden, Newroz meydanlarını yüzyıllık asimilasyon politikalarına rağmen dolduran gençliğin kararlılığından aldığımız güçle önümüzdeki 3 ay boyunca bulunduğumuz her alanda “Geleceğimiz Örgütlülüğümüz, Örgütlülüğümüz Geleceğimizdir!” diyerek örgütlenme kampanyası yürüteceğimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz. Tüm halk gençliğini geleceğini kazanma mücadelesinde özne olmaya, eylem, etkinliklerimize katılmaya, yürüteceğimiz ajitasyon, propaganda çalışmalarına destek vermeye, bu süreç boyunca yapacağımız ideolojik-politik çalışmalara güç vermeye çağırıyoruz.”



