Güncel

İHD Dersim Şubesi: Hasta tutsaklar derhal serbest bırakılsın

İHD Dersim Şubesi, hapishanelerdeki hasta tutsakların tedaviye erişiminin engellendiğini belirterek, yaşam hakkının ihlal edildiğini ve derhal serbest bırakılmaları gerektiğini vurguladı.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Dersim Şubesi, hapishanelerde yaşanan hak ihlalleri ve hasta tutsakların durumuna ilişkin basın toplantısı düzenledi. “Yaşamı savunuyoruz, hasta mahpuslar serbest bırakılsın” pankartının asıldığı toplantıda, hapishanelerde sağlık hakkına erişimde ciddi engellerin bulunduğu vurgulandı.

Şube Eşbaşkanı Nurşat Yeşil, İHD Merkezi Hapishane Komisyonu’nun 2025 verilerine göre, hapishanelerde 335’i ağır olmak üzere en az bin 412 hasta tutsak bulunduğunu hatırlattı. 230 ağır hasta tutsak ise tek başına yaşamını sürdüremeyecek durumda. Yeşil, tutsakların ağırlaştırılmış tecrit koşullarında tutulduğunu, sağlık, beslenme, barınma ve sosyal haklara erişimde ciddi engellerle karşılaştığını ifade etti.

“Yaşam hakkı ihlal ediliyor”

Nurşat Yeşil, hasta tutsakların tedaviye erişiminin engellenmesine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Tedaviye erişim hakkı engellenen, hastane sevkleri geciktirilen ya da kelepçeli muayene dayatması gibi insan onurunu zedeleyen uygulamalara maruz bırakılan hasta mahpuslar, yaşamlarını yitirme riskiyle karşı karşıyadır. Adli Tıp Kurumu’nun taraflı ve geciktirici raporları, infaz yakma uygulamaları ve keyfi disiplin cezaları nedeniyle birçok hasta mahpus, yasaların öngördüğü tahliye hakkından dahi yararlanamamaktadır. Bu durum, açıkça yaşam hakkı ihlali anlamına gelmektedir.”

Nurşat Yeşil, açıklamanın sonunda ise, şu talepleri sıraladı:

“Hasta mahpuslar derhal serbest bırakılmalı, tedavi haklarına engelsiz erişimleri sağlanmalıdır. Hapishanelerdeki tecrit uygulamalarına son verilmelidir. ‘Kuyu tipi’ ve yüksek güvenlikli hapishanelerdeki insanlık dışı uygulamalar derhal kaldırılmalıdır. ATK’nin bağımsız ve tarafsız çalışması sağlanmalı, hasta mahpusların tahliyesinin önündeki engeller kaldırılmalıdır. Mahpusların sağlık, iletişim ve insanca yaşam hakları güvence altına alınmalıdır.  İdare ve gözlem kurullarının kendilerini yargı yerine koyarak keyfi infaz erteleme uygulamalarına derhal son verilmelidir.”  (MA)

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu