
Açıklamada, işçi eylemlerinin arttığı ancak buna paralel olarak sermayenin saldırılarının da yoğunlaştığı bir dönemden geçildiğine dikkat çekildi. İşçi ve emekçilere güvencesizlik, ağır çalışma koşulları ve yoksulluğun dayatıldığı belirtilirken, emperyalist savaşların bölge halklarına yıkım getirdiği ifade edildi. Türkiye’de NATO zirvesi hazırlıklarına da değinilen metinde, savaş politikalarının emekçilere açlık ve işsizlikten başka bir şey vaat etmediği vurgulandı.
Bu koşullar altında işçi sınıfının sözünü en güçlü şekilde ortaya koymasının tarihsel bir sorumluluk olduğu belirtilen açıklamada, 1 Mayıs’ın birleşik, kitlesel ve güçlü bir biçimde Taksim’de kutlanması gerektiği ifade edildi.
İlk kez 1976 yılında Taksim Meydanı’nda kutlanan 1 Mayıs’ın 50. yılına girildiğine dikkat çekilen çağrıda, bu tarihsel mirasa sahip çıkılması gerektiği kaydedildi. Farklı platformlarda yürütülen tartışmalarda da “2026 1 Mayıs’ı Taksim’de olmalıdır” görüşünün ağırlık kazandığı belirtildi.
Açıklamada öncü ve mücadeleci işçilere özel bir çağrı yapılarak, 1 Mayıs gündeminin fabrikalara, işyerlerine ve emekçi semtlerine taşınması istendi. Sendikalar, konfederasyonlar, siyasi partiler ve emekten yana tüm kesimler ortak bir irade oluşturmaya çağrıldı.
Çok sayıda emek ve devrimci-ilerici kurumun imzasını taşıyan açıklama, “50. yılında hep birlikte omuz omuza Taksim 1 Mayıs’ını örgütleyelim” sloganıyla sona erdi.




