EkolojiGüncel

Nevroz Uysal Aslan’dan ekoloji tahribatına karşı soru önergesi

DEM Partili Aslan, Şırnak ve ilçelerinde Ekolojik tahribat madenler, petrol ve elektrik santralleri üzerine meclise soru önergesi vererek, çözülemeyen ekoloji sorunlarına dikkat çekti.

DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, sermayenin ve devletin politikaları sonucu, Şırnak ve ilçelerinde ciddi ekoloji yıkımı yaşatıldığına dikkat çekti.

Aysal, “Sermaye ve kamu politikalarının iç içe geçtiği uygulamalarla Şırnak’ta ağaç kesimleri ve maden sahaları üzerinden doğa tahribatı yıllardır sürüyor. Şırnak’ta mevcut kurallar ve mevzuatın yeterince gözetilmediği ve denetlenmediği bir süreç yaşanıyor.

Şırnak, Cudi, Gabar Dağları ve Besta Bölgesi başta olmak üzere biyolojik çeşitlilik açısından son derece zengin bir ekosisteme sahip. Ancak son yıllarda bölge, enerji, madencilik ve altyapı projelerinin yoğun baskısı altında.

Bu süreç; doğal yaşam alanlarının parçalanması, su kaynaklarının yönünün değiştirilmesi ve ekosistem bütünlüğünün zayıflaması gibi ciddi çevresel sonuçlar doğuruyor.

Özellikle baraj ve hidroelektrik projeleri akarsu rejimini değiştiriyor; vadilerdeki tarımsal üretimi, meraları ve yerel geçim kaynaklarını doğrudan etkiliyor,” dedi.

Önergenin devamında, çeşitli ilçelerde yapılan yıkıma dikkat çekildi.

“Söz konusu belediyelerin AKP yönetiminde olması karşısında, idari denetimin etkili işletilip işletilmediği ve sorumluluğun siyasal saiklerle görünmez kılınıp kılınmadığı yönündeki kaygılar ayrıca önem taşıyor.

İçme suyu kaynağını etkileyen böylesi bir olayda ihtiyaç duyulan şey, genel ifadeler değil; açık, somut ve denetlenebilir bilgidir. Kirliliğin kaynağı, kapsamı, etkileri, numune sonuçları ve sorumlular hakkında kamuoyunun eksiksiz biçimde bilgilendirilmesi zorunludur.

Silopi halkının içme suyunu ilgilendiren bir meselede belirsizlik değil, açıklık, ihmali örten değil, sorumluluğu ortaya çıkaran bir yaklaşım esas alınmalı.

Şırnak’ın Silopi ilçesindeki termik santral meselesi, yalnızca bir enerji üretim başlığı olarak ele alınamaz. Ortada çevreyi, tarımı, su varlıklarını, hayvancılığı ve halk sağlığını doğrudan ilgilendiren ağır bir tablo var.

Asfaltit yakıtı kullanan Silopi Termik Santrali Şırnak İl Çevre Durum Raporu’nda proses sonucu kül, kazan altı külü ve arıtma çamuru gibi atıklar ürettiği açıkça belirtilmektedir.

2024 yılı Şırnak İl Çevre Durum Raporu’ndaki veriler, bu yükün boyutunu açık biçimde gösteriyor. Buna göre santralde bir yıl içinde 840 bin 682 ton kömür/asfaltit kullanılmış, bunun sonucunda 262 bin 636 ton uçucu kül ve 192 bin 521 ton cüruf (katı atık) oluşmuştur. Yani mesele birkaç teknik atık kaleminden söz etmiyoruz. Her yıl yüz binlerce ton atık üreten bir santralden bahsediyoruz.

Çevreye verilen zararın ilk ve en temel nedeni, santralin yaktığı asfaltitin niteliği ile ortaya çıkan emisyon yüküdür. Silopi’ye ilişkin ÇED metninde santralden kaynaklanacak başlıca kirleticiler arasında kükürt dioksit (SO2), azot oksitler (NOx), partikül madde (PM), karbon monoksit (CO) ve halojen bileşikleri sayılmaktadır.

Aynı belgede, santralin akışkan yatak teknolojisi ve kireçtaşı beslemesiyle SO2’yi azaltmayı hedeflediği anlatılsa da, bu sistem kirletici oluşumunu tamamen ortadan kaldırmamakta; yalnızca sınırlamayı hedeflemektedir. Şirket kendi internet sitesinde çevre izinleri, ÇED belgeleri ve baca gazı emisyon verilerini yayımladığını belirtmektedir. Ancak izin belgesinin varlığı ile çevresel etkinin fiilen ortadan kalkması aynı şey değildir; asıl mesele, emisyonların uzun vadeli birikimli etkisinin, bağımsız ve düzenli biçimde denetlenip denetlenmediğidir.

Hayvancılık ve insan sağlığı bakımından sorun daha da ciddidir. Çünkü toprakta biriken yük yalnızca toprakta kalmaz; yem bitkilerine, meralara, suya ve sonuçta yaşam zincirine temas eder. Buna rağmen Silopi özelinde kamuoyuna açık, bağımsız ve kapsamlı bir sağlık etki değerlendirmesi ya da hayvancılık üzerindeki etkileri bütünlüklü biçimde inceleyen düzenli bir resmî çalışma ortaya konulmamış. Yani kirletici yük var, atık hacmi var, toprakta etkiye işaret eden bilimsel bulgular var; fakat bu etkinin insan ve hayvan sağlığındaki toplam sonucunu ortaya koyan şeffaf ve sürekli bir izleme mekanizması eksik.

Bir diğer önemli başlık da sudur. Şırnak İl Çevre Durum Raporu’na göre Silopi Termik Santrali su kaynağı olarak Hezil Çayı’nı kullanmaktadır ve atık sularını kendi bünyesinde kurduğu paket arıtma sistemiyle arıtmaktadır. Bu veri bize şunu söylüyor: Silopi Termik santrali aynı zamanda havza, su kullanımı ve su hakkı meselesidir. Su baskısının arttığı, ekolojik yükün çoğaldığı bir bölgede böylesi bir tesisin etkisi parçalı değil, bütünlüklü değerlendirilmek zorundadır.

Dolayısıyla bugün Silopi’de konuştuğumuz şey, yalnızca bir santralin varlığı değildir. Konuştuğumuz şey; yüz binlerce ton kül ve katı atık üreten, çevresindeki toprağa ağır metal baskısı bırakan, su varlıklarını kullanan ve buna rağmen bağımsız etki değerlendirmeleri bakımından ciddi boşluklar taşıyan bir üretim modeli ile karşı karşıyayız.

Bizim talebimiz açıktır: Silopi Termik Santrali’nin çevreye, tarıma, hayvancılığa ve insan sağlığına etkileri bağımsız kurumlarca yeniden ve ayrıntılı biçimde araştırılmalı, Emisyon verileri, atık depolama güvenliği, toprakta birikim, su kullanımı, ürün güvenliği ve sağlık etkileri kamuoyuna açık, düzenli ve denetlenebilir biçimde paylaşılmalıdır. Silopi halkının sağlığı da, toprağı da, suyu da şirket beyanlarına bırakılamaz”

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu