Güncel

Kayıp yakınları ve İHD, çok sayıda kentte kayıpların akıbetini sordu

Kayıp yakınları ve İHD, çok sayıda kentte düzenledikleri eylemlerle gözaltında kaybedilenlerin akıbetini sordu.

Kayıp yakınları ve İnsan Hakları Derneği (İHD), çok sayıda kentte düzenledikleri eylemlerle gözaltında kaybedilenlerin akıbetini sorarak adalet çağrısında bulundu.

Diyarbakır

İHD Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınları, “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” eyleminin 896’ncı haftasında Bağlar ilçesindeki Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya geldi. Eylemde, 14 Nisan 1995’te gözaltında kaybedilen Ali İhsan Dağlı’nın akıbeti soruldu.

İHD Yönetim Kurulu Üyesi Yakup Güven, devleti kayıp yakınlarından özür dilemeye çağırırken, Dağlı’nın yaşam öyküsü Kürtçe ve Türkçe olarak okundu. Açıklamada, Dağlı’nın gözaltına alındıktan sonra işkence gördüğü, serbest bırakılan kişiler olmasına rağmen kendisinden bir daha haber alınamadığı belirtildi. Ailenin yaptığı başvuruların sonuçsuz kaldığı ve davanın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşındığı aktarıldı.

Batman

Batman’da eylem 732’nci haftasında Gülistan Caddesi’ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde sürdü. Bu haftaki eylemde, 1 Nisan 1994’te Şırnak’ın Cizre ilçesinde gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Ahmet Bulmuş’un akıbeti soruldu.

Bulmuş’un hikâyesini okuyan İHD yöneticisi Ali Karadoğan, Bulmuş’un gözaltına alındıktan sonra ailesine yönelik baskılar yaşandığını, evinin defalarca basıldığını ve işkence yapıldığını aktardı. Açıklamada, yıllar sonra ortaya çıkan tanık ifadeleri ve bulunan cenazeler üzerinden Bulmuş’un ölümüne dair bulgulara ulaşıldığı ancak kesin sonuca gidilemediği belirtildi.

Urfa

İHD Şanlıurfa Şubesi de 71’inci haftasında Novada Park önünde eylem yaptı. Eylemde 1993 yılında katledilen Fahri İnan’ın hikâyesi anlatıldı.

İnan’ın oğlu Serhat Dicle, 1990’lı yıllarda yaşanan insan hakları ihlallerine dikkat çekerek babasının daha önce gözaltına alındığını ancak daha sonra arkadaşıyla birlikte silahlı saldırıda hayatını kaybettiğini ifade etti. Aile, hukuki sürecin sonuçsuz kaldığını belirterek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurduklarını açıkladı.

Hakkâri

İHD Hakkâri Şubesi, 222’nci haftasında Yüksekova Sanat Sokağı’nda Fahrettin Şedal için adalet talep etti. Açıklamada, cezasızlık politikalarına karşı mücadele vurgusu yapıldı.

İzmir

İHD İzmir Şubesi ise Konak Eski Sümerbank önünde düzenlediği eylemde Sebahattin Ali, Ali İhsan Dağlı, Aydın Tekay ve Nurettin Yedigöl’ün akıbetini sordu.

Basın metnini okuyan İHD İzmir Şubesi Evrim Kubilay, gözaltında kaybedilen ve faili “meçhul” şekilde katledilen Sebahattin Ali, Ali İhsan Dağlı, Aydın Tekay ve Nurettin Yedigöl için adalet istedi.
Sebahattin Ali’nin 31 Mart 1948 yılından Kırklareli’ne sınırı geçmek üzere gittikten sonra kendisinden bir daha haber alınamadığını, ardından 16 Haziran 1948’te bir ormanlıkta bulunan cenazesinin ailesine teslim edilmediğini söyleyen Evrim Kubilay, Ali’nin akıbetinin karanlıkta kaldığını söyledi. Nurettin Yedigöl’ün 10 Nisan 1981’de gözaltına alındıktan sonra kaybettirildiğini aktaran Evrim Kubilay, “Gözaltı süresi içeresinde ağır işkencelere maruz kaldı. Nurettin Yedigöl, gözaltında sorgudayken arkadaşlarının anlatımlarına göre, çırılçıplaktır, kolları tutmuyordur, konuşamıyordur ve kanlar içindedir. Arkadaşlarının bu son görüşü dışında, Nurettin Yedigöl’ü bir daha haber alınamadı. Yakınlarının Nurettin Yedigöl’ün bulunmasına yönelik yaptığı tüm başvurular sonuçsuz kaldı. Tüm başvurular ‘gözaltına alınmadı’ yanıtıyla geri çevrildi. Açılan davalardan da bir sonuç çıkmadı. Aydın Tekay evli ve iki çocuk babasıydı. Diyarbakır’ın Lice ilçesi Dilber Köyü’nde yaşıyordu. 11.04.1994 tarihinde  Lice’den Dilber köyüne otobüsle giderken ‘asker kaçağı’ olduğu iddiasıyla gözaltına alındı.   Annesi Hatice Tekay bir dilekçe ile Diyarbakır DGM Başsavcısına başvurdu ve oğlunun akıbetini sordu. Savcılık dilekçeyi kayıt altına alarak geri verdi. Anne Tekay bu belgeyi sakladı. Aile, Aydın Tekay’ın gözaltında kaybedilmesinden bir ay sonra “Çatışmada öldü ve Jandarma tarafından dönemin Lice belediye başkanına teslim edildi” şeklinde söylentiler duydu. Ancak bu söylentiler dışında ona dair bir haber alamadı. Resmi ağızlardan gözaltına alındığı ailesine söylenmesine rağmen, Aydın Tekay’ı bir daha haber alınamadı” dedi.
Evrim Kubilay son olarak, Ali İhsan Dağlı’nın da 14 Nisan 1995 yılında Amed’de çıkan bir çatışmanın ardından gözaltına alındığını ve kaybettirildiğini ifade ederek öyküsünü paylaştı. (MA)
Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu