
Emekçilerin ağır vergi yükü, yüksek enflasyon ve barınma kriziyle karşı karşıya olduğu bir dönemde, Migros depo işçileri yüzde 28’lik zam oranına karşı direnişlerini sürdürüyor. Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri, Migros işçilerinin taleplerine dikkat çekmek ve direnişi sahiplenmek amacıyla basın açıklaması gerçekleştirdi.
Açıklamada, DGD-SEN öncülüğünde 23 Ocak’ta başlatılan iş bırakma eylemlerinin kısa sürede 12 depoya yayıldığı, Migros işçilerinin direnişinin BİM ve A101 işçilerini de harekete geçirdiği belirtildi.
“Kamuoyu yanıltılıyor”
Basın açıklamasında, Migros yönetiminin kamuoyunu yanıltmaya yönelik açıklamalar yaptığı vurgulandı. Migros’un 26 Ocak’ta 7 bin 875 işçiyi kadroya aldığını duyurduğu, ancak aynı gün yaklaşık 300 işçinin SMS yoluyla işten çıkarıldığı ifade edildi. İşten çıkarılan işçilerin, kıdem tazminatı ve işsizlik maaşı haklarını ortadan kaldıran Kod 49 gerekçesiyle cezalandırılmak istendiği vurgulandı.
Açıklamada, işçilerin taleplerinin açık ve net olduğu belirtilerek, Tuncay Özilhan’ın konutu önünde yapılan eylem sırasında bazı işçilerin ve Başaran Aksu’nun ters kelepçeyle gözaltına alınmasına tepki gösterildi.
Boykot çağrısı
Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri, Migros işçilerinin yalnız olmadığını vurgulayarak kamuoyunu direnişi sahiplenmeye çağırdı. Açıklamada, kasa kilitleme, boykot ve uygulama silme eylemlerinin önemine dikkat çekildi.
Açıklama şu sözlerle sona erdi:
“Akademisyenlerden esnaflara kadar farklı kesimler bu haklı direnişi sahiplendi. Bu direnişin sahiplenilmesi tüm emekçilere iyi gelecek. Migros değil ama direniş hepimize iyi geliyor. Bu kölelik düzeninde en temel haklarımız için bile direnmekten başka çözüm yok. Migros direnişini ve tüm işçi direnişlerini sahiplenelim.”



