Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Elazığ’da son yıllarda artan kadın cinayetleri ve şiddet vakalarına ilişkin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yazılı soru önergesi verdi.
Kordu, önergesinde Elazığ’da yaşanan kadın cinayetlerinin münferit olmadığını, aksine yapısal bir güvenlik ve insan hakları sorununa işaret ettiğini vurguladı. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, yerel basın ve insan hakları örgütlerinin verilerine atıf yapan Kordu, Elazığ’ın Türkiye genelinde yüksek riskli iller arasında yer aldığını belirtti.
Dilara Günana davası örnek gösterildi
Önergede, 25 yaşındaki Dilara Günana’nın 4 Mayıs 2024’te kaybolduktan 9 gün sonra Sedeftepe köyünde toprağa gömülü halde bulunan cansız bedenine dikkat çekildi. Cinayet davasında Failin anne, baba ve kardeşinin suça iştirak ettiğine dair çok sayıda delil bulunmasına rağmen yargılamanın sürüncemede bırakılmasının, kadınların adalete erişimi açısından ciddi kaygı yarattığı ifade edildi. Son olarak 13 Ocak 2026’da görülen duruşmada beraat istemiyle davanın 2 Mart 2026’ya ertelenmesi kadın örgütleri ve aile tarafından tepkiyle karşılandı.
Sümeyye Yıldız cinayetinde “gerçek fail” şüphesi
Kordu, 25 Kasım 2025’te Elazığ’ın Kovancılar ilçesinde 34 yaşındaki üç çocuk annesi Sümeyye Yıldız’ın evli olduğu erkek tarafından katledilmesine de dikkat çekti. Failin son evre MS hastası olması, fiziksel yeterliliğinin bulunmadığı iddiaları ve aile bireylerinin beyanları nedeniyle cinayetin tüm yönleriyle soruşturulması gerektiği belirtildi.
Bakanlığa yöneltilen sorular
Ayten Kordu, Bakan Göktaş’a şu başlıklarda sorular yöneltti:
- Kadın cinayeti davalarının etkin biçimde izlenip izlenmediği,
- Delil toplama ve fail tespiti için özel bir denetim mekanizmasının olup olmadığı,
- Elazığ’da son yıllarda işlenen kadın cinayetlerine dair istatistikler,
- Aile içi işbirliği ve delil karartmalara ilişkin soruşturmalar,
- Kadın sığınma evlerinin sayısı, kapasitesi ve yeterliliği,
- Kolluk kuvvetlerinin risk değerlendirmesi ve koruma tedbirlerini zamanında uygulayıp uygulamadığı,
- Şiddetin yoğun olduğu bölgelerde özel eylem planlarının bulunup bulunmadığı.
Kordu, kadına yönelik şiddetin önlenememesinin nedenlerinin tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini vurgulayarak, kadınların yaşam hakkının korunmasının devletin temel sorumluluklarından biri olduğunu ifade etti.



