Güncel

Basın örgütlerinden ETHA emekçileri için ortak açıklama

Basın meslek örgütleri, ETHA emekçileri gazeteciler Pınar Gayıp, Nadiye Gürbüz ve Elif Bayburt’un tutuklanmasını kınayarak “Gazetecilerin derhal ve koşulsuz serbest bırakılmalarını talep ediyoruz” dedi

Ezilenlerin Sosyalist Partisi’ne (ESP) yönelik 3 Şubat’ta yapılan operasyonda Etkin Haber Ajansı (ETHA) emekçileri gazeteciler Pınar Gayıp, Nadiye Gürbüz, Elif Bayburt ve Müslüm Koyun tutuklandı, Züleyha Müldür ise yurtdışına çıkış yasağı adli kontrolüyle serbest bırakıldı.

Basın meslek örgütleri, ETHA emekçilerinin tutuklanmasına karşı ortak açıklama yaptı. Açıklamada, gazeteciler Pınar Gayıp, Nadiye Gürbüz ve Elif Bayburt’un tutuklanması kınanarak “Gazetecilerin derhal ve koşulsuz serbest bırakılmalarını talep ediyoruz” denildi.

Açıklamada ETHA’nın Aksaray’da bulanan ofisine baskın düzenlenmesi ve gazetecilerin mesleki materyallerine, dijital ekipmanlarına el konulması ve soruşturma sürecinde gazetecilere yöneltilen soruların doğrudan haber içerikleri, sosyal medya paylaşımları, katıldıkları basın açıklamaları ve yaptıkları görüşmelere ilişkin olmasına dikkat çekilerek gazetecilik faaliyetlerinin suç unsuru olarak değerlendirildiği belirtildi.

Gazetecilerin sosyal medya paylaşımları, yaptıkları haberler ve katıldıkları kamuya açık etkinlikler suçlamaya dayanak gösterilmesine; HTS kayıtları ve MASAK raporlarında yer verilen para transferleri, mesleki temasları, sendikal ilişkileri ile uluslararası basın kartı sahibi olmalarının soruşturma konusu yapılması ve olağan mesleki faaliyetlerinin suç kapsamında değerlendirilmesine tepki gösterildi. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

Rutin mesleki faaliyetlerin ve sendikal ödemelerin dahi suçlama konusu yapılması, basın özgürlüğü açısından son derece kaygı vericidir. Haber takibi yapmak, kaynaklarla görüşmek ve kamusal etkinlikleri izlemek suç değildir.

Bu tutuklamalar, gazetecilik faaliyetlerinin kriminalize edilmesinin ve terörle mücadele mevzuatının ifade özgürlüğünü sınırlamak amacıyla kullanılmasının bir örneğidir. Gazetecilerin haberleri, yazıları ve eleştirel görüşleri nedeniyle özgürlüklerinden mahrum bırakılması kabul edilemez. Bu uygulamalar yalnızca gazetecileri değil, halkın haber alma hakkını da hedef almaktadır.

Aşağıda imzası bulunan kuruluşlar olarak bu tutuklamaları, gazetecilik faaliyetlerinin kriminalize edilmesine yönelik süregelen sistematik politikanın bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Yetkilileri, gazetecileri susturmak amacıyla terörle mücadele mevzuatını araçsallaştırmaktan vazgeçmeye davet ediyoruz. Meslektaşlarımızın bir an önce serbest bırakılmasını talep ediyor; basın ve düşünceyi ifade özgürlüğüne yönelik tüm baskılara karşı olduğumuzu bir kez daha kamuoyuna duyuruyoruz.

İmzacı kurumlar şöyle:

Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi (ECPMF), Dicle Fırat Gazeteciler Derneği, DİSK Basın-İş Sendikası, KESK Haber-Sen, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), PEN Norveç, Punto24 Bağımsız Gazetecilik Derneği (P24), Türkiye Basın Yayın Matbaa Çalışanları Sendikası, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI)

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu