
Hafta başında İsrail Meclisi Knesset’te Filistinli mahkumlara yönelik, İsrail mahkemeleri tarafından “terör eylemi” olarak nitelenen eylemlerle suçlanan kişilerin 90 gün içerisinde idam edilmesine yönelik yasa tasarısı onaylandı.
Tartışmalı yasanın çıkmasıyla beraber Batı Şeria ve Kudüs sokakları Siyonist rejime tepki eylemlerine sahne oldu
Batı Şeria’da genel grev
Dün Filistni Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın çağrısıyla başlayan genel grev beraber Filistin halkı, İsrail’in onayladığı tasarıyı protesto etti. Ramallah, Nablus ve El Halil’de kitlesel protestolar düzenlendi.
Ramallah’ta protestolara katılan 53 yaşındaki bir Filistinli, AFP’ye verdiği demeçte “eylemde olan insanlardan hiçbiri yoktur ki abisi, kocası, oğlu ya da komşusu hapishanede olmasın. Filistin’de içinde mahpus bulunmayan hiçbir aile yoktur” diyerek tepkisini dile getirdi. Mahpus yakınlarının katıldığı eylemlerde, insanlar hapiste olan aile yakınları ve dostlarının fotoğrafları ile meydanlardaydı. Protestolarda “insan hakları” ve “savaş suçu” vurgusu öne çıktı.
İşgal altındaki topraklardan da tepki
İsrail Meclisi’nin yargı tasarısını onaylamasının ardından işgal altındaki Filistin topraklarından da tepki geldi. Kudüs’te “Filistinli hayatlar önemlidir” ve “Apartheid’e hayır” pankartları ile eylem yapan İsraillilere polis, TOMA’larla saldırdı.
Şam genelinde eylemler yapıldı
İsrail’in yasa tasarısını protesto etmek için Suriye genelinde binlerce kişi sokaklara çıktı. Şam ve kırsal bölgeleri dahil olmak üzere Dara, Kuneytra, Halep, İdlib, Humus ve Hama kentlerinde binlerce kişi yasa tasarısını protesto etmek için dün gece sokaklardaydı.
Boykot çağrıları ve uluslararası topluma mesaj
30 Mart günü açıklama yapan Hamas, işgal devleti ve liderlerinin uluslararası hukuku hiçe saydığını ve tüm insani değerleri bir kez daha ret ettiğini belirtti.
Faşist olarak nitelenen yasa tasarısının hapishanelerdeki esirlerin hayatını tehdit eden bir emsal teşkil ettiğinin altı çizildiği açıklamada, uluslararası topluma harekete geçme çağrısı yapıldı.
Filistin Demokratik Halk Kurtuluş Cephesi, İsrail’e karşı kapsamlı bir boykot çağrısında bulundu ve liderlerinin uluslararası mahkemede yargılanmasını talep eden bir açıklama yaptı.
FHKC: “Siyonist düşmanın gerçek yüzü”
Filistin Halk Kurtuluş Cephesi, İsrail’in Filistinli mahkûmların idamını öngören yasayı onaylamasını, işgalin sistematik soykırım politikasının bir parçası olarak nitelendirdi. Açıklamada, bu yasanın faşizm ve ırkçılık üzerine kurulu Siyonist düşmanın gerçek yüzünü gösterdiği vurgulandı.
Esirlerin, Filistin mücadelesinin omurgası olduğu belirtilen açıklamada, tüm dünyaya tarihsel ve ahlaki sorumluluğunu hatırlatan Cephe, cezasızlık politikasının işgale yeşil ışık yaktığını söyledi.
Siyonist düşmanı uyaran Cephe, tutsaklara gelecek herhangi bir zararın, bölgeyi ateşe veren bir fitil olacağını ve bunun kapsamlı ve yankı uyandıran ulusal bir yanıtla karşılıksız kalmayacağını ifade etti.
İspanya: “Apartheid doğrultusunda yeni bir adım”
İspanya Başbakanı Pedro Sánchez’in sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada İsrail tarafından onaylanan yasayı lanetlediklerini ve yasanın aynı suçları işleyen İsraillilere uygulanmayacak olan asimetrik bir yöntem olarak niteledi.
Sanchez, aynı suça farklı cezalar verilmesinin apartheid doğrultusunda yeni bir adım olduğunu ve dünyanın buna sessiz kalamayacağını belirtti.
Mahkumiyet oranı yüzde 96…
Human Rights Watch, İsrail’in 30 Mart’ta kabul ettiği idam yasasını ayrımcı olarak nitelendirdi. Yasa, İsrail sivil mahkemelerinde “İsrail’in varlığını sona erdirme niyetiyle” cinayet işleyenlere idam öngörürken, işgal altındaki topraklardaki askeri mahkemelerde terör eylemlerinde savcılık talebi olmaksızın idamı zorunlu kılıyor.
İsrail vatandaşları ve yerleşimciler bu askeri yargı yetkisinden muaf tutulurken, Filistinliler münhasıran askeri mahkemelerde yargılanıyor ve İsrail’li insan hakları izleme örgütü B’Tselem’e göre askeri mahkemelerde mahkûmiyet oranı yüzde 96.
Örgüt, yasanın infazı 90 günle sınırlandırdığını ve temyiz haklarını ciddi şekilde kısıtladığını belirterek, bunun Filistinli tutukluları “daha hızlı ve daha az denetimle öldürme” amacı taşıdığını vurguladı.


