EmekGüncel

“Mart ayında en az 148 işçi hayatını kaybetti”

İSİG Meclisinin 2026 Mart ayının raporuna göre en az 148 işçi katledildiği dile getirirken, BİRTEKSEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen'in tutuklanamsına tepkik gösterildi.

İSİG Meclisinin 2026 Mart ayının raporuna göre en az 148 işçi katledildiği dile getiririlken, “Raporumuzun başlangıcında ABD emperyalizminin ve İsrail siyonizminin saldırılarına karşı İran, Lübnan ve Filistin halklarının yanında olduğumuzu belirtelim…” şeklinde Filistin halkının yanında olduğuna dikkat çekti.

Raporunun yine başında, “BİRTEK-Sen Genel Başkanı Mehmet Türkmen serbest bırakılsın!” başlığı ile sendikal mücadeelnin fiili-meşru hattının sustuturulmak istendiğine vurgu yaptı.

“Evet, Mehmet’in söylediğini bizler de söylüyoruz: El, kol, parmak, bacak, göz gibi uzuv kayıplarıyla sonuçlanan iş kazalarının sıklığı nedeniyle Gaziantep işçilerinin ‘mezbaha düzeni’ diye adlandırdıkları işleyiş ülke genelinde yaygınlaşıyor. ‘Kaza’ gizleniyor; tedavi özel hastanede kayıtsız ya da ‘bireysel kaza’ kaydıyla yapılıyor. Hastane kaydı olmayan, kolluğa intikal etmeyen ‘kaza’ sonrası işçi adalete ulaşamıyor.

Esasen ‘Anadolu’ya rol model’ gösterilen Gaziantep’te üretim ve ihracat temposunun düşmemesi için işçi sınıfı mücadelesi kontrol ve baskı altına alınmak istenmektedir. Kentte hüküm süren, aşırı ve yoğun çalışmayı dayatan, hak arama mücadelesini sekteye uğratan, işbirlikçi sendikacılık anlayışını yerleştiren baskıcı emek rejimi sayesinde övünülen ihracat rakamları ve kar marjları mümkün olmaktadır. Bu duruma itiraz eden ve fiili-meşru bir eylem hattını savunan sendikalar ise susturulmak isteniyor…”

Antalya Kepez’de konteyner yangını
Bayramın ilk günü gece 02.00 sularında çalıştıkları seranın yanında Suriyeli işçilerin kaldığı konteynerde çıkan yangında, 27 yaşındaki yedi aylık hamile Leyle Elali ve çocukları 9 yaşındaki Muna Ahmed, 8 yaşındaki Fatma Ahmed, 7 yaşındaki Hayat Ahmed, 5 yaşındaki Iman Ahmed ve 4 yaşındaki Mahmud Ahmed hayatlarını kaybettiler.

Tarım-Sen’in seraya gidip yaptığı görüşmelerden bazı satırbaşları: İşletme ortakçılık usulüyle çalışan, küçük bir aile işletmesidir, çiçek üretimi yapılıyor. Aile dört yıldır bu işletmede çalışıyor ve işletmenin sunduğu konteyner barakada yaşıyor. Bölgede daha evvel de maddi hasara yol açan yangınlar olmuş, ama bölge muhtarlarının talebine rağmen bir yangın birimi konuşlandırılmamış. Bölgede tarım işçileri sigortasız, gündelik, yevmiyeli, ortakçı ve yoğun göçmen emeği üzerinden şekilleniyor…

“Neden iş kazası yerine iş cinayeti diyoruz?”
Öncelikle şunu belirtelim. İSİG Meclisi olarak ‘iş cinayeti’ kavramını biz icat etmedik. Bu kavram 52 yıldan beridir kullanılmakta ve sınıf hareketinin durumunu, pozisyonunu da belirtmektedir.

• İş kazaları; patronların maliyet hesabı yapıp gerekli önlemleri (ortam, ekipman vd.) almamaları, yani karlarını işçinin hayatının önüne koymaları yüzünden iş cinayetidir.

• İş kazaları; patronların üç işçinin yapabileceği işi daha az ücret vermek için iki işçiye yaptırmaları yüzünden İş Cinayetidir.

• İş kazaları; işçilerin günde en fazla 8 saat çalışması gerekirken patronlar tarafından 12 saat çalıştırılması, bu çalışma sisteminin günlerce sürdürülmesi ve normalleştirilmesi yüzünden İş Cinayetidir.

• İş kazaları; patronların işçilere düşük ücret vermesi ve bu yüzden işçilerin gıda, ulaşım ve barınma gibi en temel ihtiyaçlarını karşılayamadığı için İş Cinayetidir.

• İş kazaları; patronlar ve devletin işçilerin temel yasal haklarını bile yok sayması, sendikal örgütlenmenin engellenmesi, grevlerin ertelenmesi, 1 Mayısların yasaklanması, işçilerin haklarını savundukları için işten atılması ve korunma mekanizmalarının olmaması nedeniyle İş Cinayetidir.

Bu noktada rejimin emekçiler içinde egemen kıldığı ‘iş kazası’ kavramı yerine ‘iş cinayeti’ kavramını kullanmak sınıf hareketi açısından önemli bir mücadele kazanımıdır.

“Mart ayında en az 148 iş cinayeti”
Yüzde 61’ini ulusal basından; yüzde 39’unu ise işçilerin mesai arkadaşları, aileleri, iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri, sendikalar ve yerel basından öğrendiğimiz bilgilere dayanarak tespit ettiğimiz kadarıyla Mart ayında en az 148 işçi hayatını kaybetti. Böylece 2026 yılının ilk üç ayında iş cinayeti sayısı (Ocak 155, Şubat 129, Mart 148) 432’ye ulaştı. Hatırlatalım, geçmiş ayların iş cinayetleri bilgileri her ay güncellenmektedir.

• Mart ayında en çok iş cinayeti 26 ölümle inşaat işkolunda meydana geldi. İkinci sırada 23 ölümle taşımacılık işkolu var. Üçüncü sırada ise 21 ölümle tarım/orman işkolu geliyor. İş cinayetlerine sektörel olarak baktığımızda ise sanayide 56 işçi, hizmette 43 işçi, inşaatta 28 işçi ve tarımda 21 işçi hayatını kaybetti.

• Ölüm nedenlerinde ilk sırada ise çoğunluğunun taşımacılık ve tarım işkollarında meydana geldiği trafik ve servis kazaları nedenli ölümler bulunuyor. İkinci sırada bütün işkollarını yatay kesen bir neden olan kalp krizi ve beyin kanamaları geliyor. Üçüncü sırada ise yüksekten düşmeler var. Bu ölümlerin yüzde 72’si inşaatlarda meydana geldi. Dördüncü sırada ise Maden, tekstil, inşaat, tarım ve metalde görülen ezilme ve göçük nedenli ölümler var.

• En çok iş cinayeti İstanbul, Antalya, İzmir, Gaziantep, Aydın, Bursa, Mersin, Trabzon, Adana, Kocaeli, Sakarya, Çankırı, Edirne, Hatay, Kütahya, Mardin ve Tekirdağ sanayi merkezleri olan ya da tarımsal üretim veya inşa faaliyetlerinin yoğunlaştığı şehirlerde meydana geldi.

• İş cinayetlerinde ölenlerin 16’sı kadın işçiydi. Ölen kadınların sekizi tarım, biri madencilik, biri ticaret, biri büro, biri eğitim, biri metal, biri taşımacılık, biri depo ve biri genel işler işkollarında çalışıyordu.

• Mart ayında en az 15 göçmen işçi (dokuzu Suriyeli, ikisi Afganistanlı, biri Gürcistanlı, biri İranlı, biri Kazakistanlı, biri Mısırlı) hayatını kaybetti: Yıllık iş cinayetlerine baktığımızda oran olarak iki katı göçmen işçi ölümü demek bu. Göçmen işçilerin altısı tarım, üçü inşaat, ikisi taşımacılık, ikisi genel işler, biri tekstil ve biri metal işkollarında çalışıyordu.

• Ölen işçilerin en az 3’ü (yüzde 2,02) sendika üyesi, 145’i (yüzde 97,98) sendikasız. Sendikalı işçiler enerji ve metal işkollarında çalışıyordu. Ancak özellikle eğitim, iletişim, sağlık ve belediye işkollarında ölen işçiler içinde de sendikalı işçiler olabilir. Ancak herhangi bir açıklama olmadığı için işçilerin sendika üyesi olma bilgisini öğrenmekte zorlanıyoruz.

Raporun tamamı için TIKLAYINIZ 

 

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu