
Cumartesi Anneleri/İnsanları, Galatasaray Meydanı’nda gerçekleştirdikleri eylemlerinin 1086’ncı haftasında, 1996 yılında Gever’de gözaltına alındıktan sonra katledilen Abdullah Canan için bir araya geldi. Eylemde, 30 yılı aşkın süredir devam eden cezasızlık politikasına son verilmesi talep edildi.
Her hafta gözaltında kaybedilen ve katledilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle Galatasaray Meydanı’nda buluşan Cumartesi Anneleri/İnsanları, bu hafta Abdullah Canan’ın hikâyesine dikkat çekti.
“Gözaltına alındıktan sonra katledildi”
Abdullah Canan’ın hikâyesini okuyan İnsan Hakları Derneği Eş Genel Başkanı Oya Ersoy, Canan’ın Gever’de yaşayan bir iş insanı olduğunu ve bölgede yaşanan hak ihlallerine karşı dönemin Yüksekova Dağ Komando Tabur Komutanı Binbaşı Mehmet Emin Yurdakul hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu aktardı.
Bu başvurunun ardından Binbaşı Yurdakul’un Abdullah Canan ve diğer şikâyetçileri tabura çağırarak şikâyetlerinden vazgeçmelerini istediğini belirten Ersoy, Canan’ın bu talebi reddetmesi üzerine tanıklar önünde tehdit edildiğini söyledi. Ersoy, bu olaydan sonra yolculuk sırasında gözaltına alınan Abdullah Canan için ailesinin birçok kuruma başvurmasına rağmen sonuç alamadığını ifade etti.
Cenazesi işkence izleriyle bulundu
Oya Ersoy, Abdullah Canan’ın işkence izleri taşıyan cenazesinin 21 Şubat 1996’da, Gever’in Esendere Karayolu üzerinde köylüler tarafından bulunduğunu, Canan’ın ateşli silahla katledildiğinin tespit edildiğini belirtti.
Canan Ailesi’nin, Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak Binbaşı Mehmet Emin Yurdakul hakkında suç duyurusunda bulunduğunu aktaran Ersoy, Yüksekova Taburu’nda görev yapan itirafçı Kahraman Bilgiç’in savcıya verdiği ifadede Abdullah Canan’ın taburda işkenceyle sorgulandığını ve Binbaşı Yurdakul’un talimatıyla Bölük Komutanı Yüzbaşı Nihat Yiğiter tarafından katledildiğini anlattığını söyledi.
AİHM: Yaşam hakkı ihlal edildi
Verilen beyanlara rağmen açılan davada kolluk görevlileri hakkında beraat kararı verildiğini hatırlatan Ersoy, Canan Ailesi’nin 1997 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurduğunu ifade etti. AİHM’nin 26 Haziran 2007 tarihli kararında, Abdullah Canan’ın gözaltında öldürüldüğü ve öldürülmeden önce ağır işkence gördüğünün tespit edildiğini, Türkiye’nin yaşam hakkı ve işkence yasağını ihlal ettiğine hükmedildiğini aktardı.
Ersoy, “Gözaltına alındığı andan itibaren Abdullah Canan dosyasında etkili bir soruşturma yürütülmedi. AİHM kararlarına göre bu tür ihlaller zamanaşımıyla engellenemez. Failler üzerindeki cezasızlık kalkanı kaldırılmalı, dosya yeniden açılmalı ve sorumlular yargılanmalıdır” dedi.
Eylem, Cumartesi Anneleri’nin kayıpları için Galatasaray Meydanı’na karanfil bırakmasının ardından sona erdi.



