Güncel

Cumartesi Anneleri/İnsanları 1085. haftada Güçlükonak Katliamı’nı sordu

Cumartesi Anneleri/insanarı, 1085. haftada Galatasaray Meydanı’nda Güçlükonak Katliamı’nda gözaltında katledilen 11 köylünün faillerini sordu.

İSTANBUL | Cumartesi Anneleri/İnsanları, gözaltında kaybedilen ve katledilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle 1085’inci kez Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. Karanfiller ve kayıplarının fotoğraflarını taşıyan Cumartesi Anneleri’ne çok sayıda hak savunucusu da eşlik etti.

Bu haftaki eylemde, 15 Ocak 1996 tarihinde Güçlükonak’ta gözaltına alındıktan sonra bir minibüs içerisinde kurşunlanarak katledilen ve ardından yakılan 11 köylünün failleri soruldu. Basın açıklamasını İnsan Hakları Derneği (İHD) üyesi Jiyan Kaya okudu.

“Adalet geçmişle yüzleşmeden sağlanamaz”

Güçlükonak Katliamı’nda hakikatin açığa çıkarılması ve cezasızlığın son bulması gerektiğini vurgulayan Kaya, “Adaletin sağlanması yalnızca bugünün değil, geçmişte işlenen suçların da doğru, etkili ve bağımsız biçimde yargılanmasıyla mümkündür,” dedi.

Kaya, 10–12–15 Ocak 1996 tarihlerinde Çevrimli ve Yatağan köylerinden askerler tarafından gözaltına alınan köylülerin Taşkonak Jandarma Taburu’na götürüldüğünü, burada ağır işkenceye maruz bırakıldıklarını ve altısının yaşamını yitirdiğini hatırlattı. Gözaltındakilerin serbest bırakılacağı söylenerek gönderilen minibüste bulunanların da tanık bırakmamak amacıyla öldürüldüğünü aktardı.

“Devlet sorumluluğu örtbas edildi”

Minibüsün asker kontrolünde yola çıkarıldığını ve güzergâhın trafiğe kapatıldığını belirten Kaya, ağır silahlarla yapılan saldırı sonucu minibüsün ve içindeki cansız bedenlerin yakıldığını ifade etti. Ailelere cenazelerin teslim edilmediğini, buna karşın kimliklerin “hiç zarar görmeden” verildiğini söyledi.

Olayın ardından resmî makamların katliamı inkâr ettiğini hatırlatan Kaya, aydın ve sanatçılardan oluşan ‘Barış İçin Bir Arada Çalışma Grubu’nun yaptığı incelemelerde katliamdan devlet güçlerini sorumlu tuttuğunu ve Genelkurmay Başkanlığı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu aktardı.

Dönemin CHP’li Devlet Bakanı Adnan Ekmen’in yıllar sonra yaptığı, “Olay JİTEM’in işiydi, söyleyemedik” yönündeki açıklamasını hatırlatan Kaya, bu sözlerin devlet sorumluluğunu teyit ettiğini vurguladı. Ailelerin başvurusu üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Türkiye’yi mahkûm ettiğini ancak iç hukukta cezasızlığın sürdüğünü ifade etti.

“Kaç yıl geçerse geçsin adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz”

Katliamın 30’uncu yılında taleplerini yineleyen Kaya, “Devletin yükümlülüğü suçun üzerini örtmek değil; hakikati ortaya çıkarmak, failleri yargılamak ve cezalandırmaktır,” dedi ve tüm kayıplar için adalet talebini yineledi.

Eylem, polis ablukası altındaki Galatasaray Meydanı’na karanfillerin bırakılmasıyla sona erdi.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu