
Devrimci Sendikal Dayanışma Türkiye Yürütmesi, ülkenin derinleşen ekonomik ve siyasi krizine karşı genel grev çağrısı yaptı. Yapılan açıklamada, “Genel grev artık bir tartışma konusu değil, bir eylem çağrısıdır” denilerek AKP hükümeti ve sermaye düzeninin işçi sınıfını, gençliği ve meslek odalarını susturmak için baskı uyguladığı vurgulandı.
Açıklamada, “Bu düzen, emekçilerin sırtında yükseliyor, üretimi ve hizmetleri biz sağlıyoruz!” denilerek, yalnızca toplu sözleşme talepleriyle yetinmenin yetersiz olduğu belirtildi. “Bugün KESK başta olmak üzere tüm konfederasyonlar ve meslek odalarının tarihsel bir sorumlulukla hareket etmesi gerekmektedir” denilen çağrıda, mücadelede yalnızca ekonomik değil, siyasal bir yok oluş süreciyle de karşı karşıya olunduğu ifade edildi.
Genel grevin, işçilerin kolektif gücünü ortaya koyduğu en büyük mücadele biçimi olduğu vurgulandı ve tarihsel örnekler verildi. “15-16 Haziran 1970 Büyük İşçi Direnişi, 1991 Zonguldak Madenci Grevi” gibi örneklerle genel grevlerin, egemen sınıfa karşı en büyük silah olduğuna dikkat çekildi.
Açıklamada ayrıca, “AKP, sadece işçileri değil, halkın tamamını hedef almıştır” denilerek, taşeron sistemi, kıdem tazminatı, grev yasakları gibi saldırılara karşı birleşik bir emek hareketinin zorunlu olduğu ifade edildi.
Devrimci Sendikal Dayanışma, işçi sınıfının, kamu emekçileri, akademisyenler, mühendisler, doktorlar ve tüm meslek örgütleriyle birleşerek büyük bir direniş hattı oluşturması gerektiğine vurgu yaptı. Ayrıca, sendikal liderlerin bürokratik tutumlarını terk etmeleri ve taban örgütlenmeleriyle işçilerin doğrudan karar verdiği bir genel grev süreci inşa edilmesi gerektiği belirtildi.
“Genel grev, yalnızca sendikalı işçilerin değil, tüm ezilenlerin mücadelesidir. Bugün avukatlar, doktorlar, mühendisler, akademisyenler, kamu çalışanları, kadın hareketleri, gençlik hareketleri ve ekoloji mücadelesi verenler de bu grevin parçası olmalıdır” denilen çağrıda, tüm sendikalara, meslek odalarına, gençlere ve halk örgütlerine “Genel grev ilan edin! Hayatı durdurun! Örgütlenin, birleşin, direnin!” çağrısı yapıldı.