
İstanbul’da bir araya gelen feministler, 19 Mart’ta gözaltına alınan kadınların maruz kaldığı çıplak arama ve cinsel tacizi protesto etti.
Üsküdar İskelesi’nde yapılan basın açıklamasında, bu uygulamaların “rutin güvenlik prosedürü” olarak sunulmasının, insan hakları ihlallerini meşrulaştırdığı ifade edildi. Açıklamada, “Bu uygulamalar sistematik şiddettir, işkencedir. Haklarımızı biliyoruz, susmuyoruz” denildi.
Polis ablukası altında gerçekleşen eylemde, gözaltına alınan kadınların yaşadıkları kamuoyuyla paylaşıldı. Kadınların ifadelerinde, ters kelepçeyle uzun süre bekletildikleri, iç çamaşırlarının çıkartılarak arandıkları, vücutlarına dokunulduğu, doktorların muayeneyi reddettiği ve bazı kolluk görevlilerinin tacizi alaya aldığı belirtildi.
Bir kadın ifadesinde şunları aktardı:
“Polis beni ambulansın arkasına götürerek göğüslerime dokundu. Korktuğum için doktor muayenesinde hiçbir şey söyleyemedim. Kadın memur, tacizi söylediğimde dalga geçti.”
Bir başka kadın ise 8 saat boyunca ters kelepçeyle tutulduğunu, bir kadın polis tarafından çıplak aramaya maruz bırakıldığını, bedenine dokunulduğunu ifade etti ve şikâyetçi olduğunu belirtti.
Feministler, yaşananların Türkiye’nin taraf olduğu İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmiş olsa da hâlâ geçerli olan Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi (CEDAW), İşkenceye Karşı Sözleşme ve Anayasa’nın 17. maddesine aykırı olduğunu hatırlattı.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Cinsel işkence, devlet eliyle uygulandığında da suçtur. Üniforma bunu değiştirmez. Kadınlara ve LGBTİ+’lara yönelik bu sistematik şiddetin üstü örtülemez. Bu beyanlar araştırılmalı, sorumlular hakkında adli ve idari süreçler başlatılmalıdır.”
Kadınlar, doktorların görevlerini ihmal ettiğini, kamu görevlilerinin cinsel tacize göz yumduğunu belirterek bu kişilerin de sorumluluğunun araştırılması gerektiğini söyledi. Ayrıca, bu beyanları kamuoyuna duyuran kadın avukatlara yönelik sosyal medya üzerinden başlatılan cinsiyetçi saldırılara da dikkat çekildi.
“Bu bir suçtur, ifşa edeceğiz”
Feministler, gözaltında çıplak arama ve cinsel şiddetin bir “cezalandırma yöntemi” olarak kullanıldığını, bunun mücadele eden kadınları susturmaya yönelik sistematik bir politika olduğunu ifade etti. Eylemde, “Yalnız değiliz, çaresiz değiliz. Bu işkenceyi ifşa edeceğiz. Sorumlular yargılanana kadar mücadeleye devam edeceğiz” denildi.