
TKP-ML TİKKO Komutanlığı, 2026 Newroz’una ilişkin yaptığı açıklamada, emperyalist güçlerin ve bölgesel gerici rejimlerin coğrafyamızdaki ezilen ulus, milliyet ve inançlara yönelik saldırganlığının arttığı bir süreçte Newroz’u karşıladıklarını duyurdu.
tkpml.com sitesinde yayınlanan “Haksız savaşlara karşı Newrozlaşalım!” başlıklı açıklamada, ABD ve İsrail’in İran Molla rejimine yönelik askeri saldırılarının, Orta Doğu halklarına baskı, yıkım ve zorla yerinden edilmeyi beraberinde getirdiği belirtildi. Gerici İran rejiminin yanıtı ile ortaya çıkan savaşın, başta Orta Doğu halkları olmak üzere dünya emekçilerine daha fazla sömürü, açlık ve yoksulluk olarak yansıdığı kaydedildi.
TKP-ML TİKKO, emperyalist kapitalist sistemin krizlerini haksız savaşlarla çözmeye çalıştığını, yeni bir emperyalist paylaşım savaşının hazırlıklarının hızla sürdüğünü ve bunun insanlığa ölüm, yıkım, açlık ve yoksulluktan başka bir şey getirmeyeceğini ifade etti.
Açıklamanın tamamı şöyle:
“2026 yılı Newroz’unu emperyalistlerin ve bölge gerici güçlerinin coğrafyamız ezilen ulus, milliyet ve inançlara yönelik saldırganlığını artırdığı bir süreçte karşılıyoruz.
ABD emperyalizmi ve İsrail siyonizminin gerici İran Molla Rejimine yönelik başlattığı askeri saldırganlık, Orta Doğu coğrafyasında bölge halklarına yönelik yeni bir katliam, baskı, yıkım ve zorla yerinden etme getirmiş durumdadır.
Gerici İran Rejiminin saldırılara yanıt vermesi beraberinde yaşanan bu haksız savaş, başta Orta Doğu halkları olmak üzere enternasyonal proletarya ve dünya halklarına daha fazla sömürü, açlık, yoksulluk ve ölüm olarak fatura ediliyor.
Bir avuç zenginin daha fazla sömürüsü, lüks ve sefahat içinde yaşamaya devam etmesi, karlarına daha fazla kar katabilmeleri için onbinlerce insanın katledilmesi, milyonlarca insanın zorla yerinden edilmesi, açlık ve yoksulluk içinde yaşaması normal bir şeymiş gibi kabul ettirilmek isteniyor.
Emperyalist kapitalist sistemin krizi yeni haksız savaşlarla, işgal ve yağma saldırılarıyla çözülmek isteniyor.
Emperyalist tekeller arasındaki pazar rekabeti ve giderek sertleşen çelişkiler, yeni bir emperyalist paylaşım savaşının hazırlıklarına işaret ediyor.
- Emperyalist Paylaşım Savaşının hazırlıklarının tüm hızıyla yapıldığı günümüz koşullarında emperyalist kapitalist sistem insanlığa daha fazla ölüm, daha fazla yıkım, daha fazla açlık ve yoksulluktan başka bir şey vaadetmiyor.
Dünyanın efendileri, günümüzün zalim Dehakları; insanlığa, işçi sınıfına, ezilen emekçi halklara ve Demirci Kawa’lara yönelik “Yeni Gazzeler” dayatıyor.
Emperyalist kapitalist sistem bu amacını gerçekleştirebilmek için kendisine muhalif olan her türlü direniş odağını silahsızlandırmak ve tasfiye etmek istiyor.
Hindistan’da ve Filipinler’deki Komünist Partilerin önderliğinde sürdürülen Halk Savaşlarına yönelik katliam saldırılarından, Filistin Ulusal Hareketinin tasfiye edilmesine, Kürt Ulusal Hareketi gibi bir gücün kabul edilebilir sınırlar içine çekilmesine kadar bir dizi politikanın nedeni budur.
Deyim yerindeyse dünyanın efendileri kendileri için “dikensiz gül bahçesi” istiyorlar.
Bu koşullar altında, emperyalistlerin ve bölgesel gerici güçlerin ezilen uluslara, işçi sınıfı ve halklara dayattığı haksız savaşlara, yeni bir emperyalist paylaşım savaşına karşı haklı savaşların yanında yer almak, örgütlenmek ve halk ordusu saflarına katılarak haklı savaşın bayrağını yükseltmek bir gereklilik olarak ortaya çıkıyor.
Demirci Kawa’nın zalim Dehak’a karşı yaktığı isyan ateşi, günümüzde ABD emperyalizmi, İsrail siyonizmi, TC faşizmi ve gerici İran Molla Rejimine karşı ezilen ulusların, çeşitli milliyet ve inançlardan halkların mücadelelerinde, başkaldırı ve serhildanlarında anlam buluyor.
Hergün daha fazla çalıştığı halde ay sonunu getiremeyen ve sefalet ücretine mahkum edilerek, iş cinayetlerinde katledilen işçiler;
Hergün, birer ikişer katledilen, emeği görülmeyen ve sömürülen, cinsel, ulusal ve inançsal baskılara maruz bırakılan kadınlar;
Varlıkları yok sayılan ve dahası aile ve toplum için bir tehtit olarak hedef gösterilen, nefret cinayetlerine maruz bırkılan LGBTİ+’lar;
Eğitim ve barınma haklarından mahrum bırakılan, MESEM ve staj adı altında emeği sömürülen ve iş cinayetlerine maruz bırakılarak geleceği çalınan gençlik;
Bir inanç olarak varlığı dahi kabul edilmeyen, asimilasyona maruz bırakılan Aleviler;
Bir ulus olarak varlığı kabul edilmeyen, baskı, asimilasyon ve katliamlara maruz bırakılan, Kürt ulusu başta olmak üzere çeşitli milliyetlerden halkımız; Haklı savaşımızın bayrağını taşıyan Halk Ordusu saflarına katılın! Haksız Savaşlara Karşı Haklı Savaşın Bayrağını Yükseltin! Zalim Dehaklara Karşı Demirci Kawa’nın İsyan Ateşini Harlayın!
Newroz Pîroz Be!”



