Güncel

Hasta tutsaklar için üç kentte eylem

Hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek için İstanbul, Ankara ve Adana’da yapılan eylemlerde hasta tutsakların serbest bırakılmasının “iyi niyet adımı” değil hukukun gereği olduğu vurgulandı.

Hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek için İstanbul, Ankara ve Adana’da düzenlenen eylemlerle hapishanelerde bulunan ağır hasta tutukluların durumu gündeme taşıdı. Yapılan açıklamalarda, hasta tutsakların tedaviye erişiminin engellendiği, hapishane koşullarının sağlık durumlarını ağırlaştırdığı ve tahliyelerin geciktirildiği vurgulandı.

İstanbul: 72 yaşındaki hasta tutuklu için tahliye çağrısı

İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu’nun Beyoğlu’nda düzenlediği “F Oturması” eyleminin 733’üncüsünde, Marmara 2 Nolu L Tipi Hapishanesi’nde tutulan 72 yaşındaki ağır hasta Mehmet Ali Tosun’un durumu gündeme getirildi.

Basın metnini okuyan İHD üyesi Sevil Turgut, Tosun’un sağlık durumunun son derece ağır olduğunu belirterek,
“Yüzde 53 engelli olan Mehmet Ali Tosun; kalp, yüksek tansiyon, inme ve prostat hastasıdır. İleri derecede görme ve işitme kaybı bulunmaktadır. Felç geçirmiştir, denge sorunu yaşamaktadır ve ancak başkalarının yardımıyla hayatını sürdürebilmektedir” dedi.

Turgut, Tosun’un hapishanede tedaviye erişemediğini vurgulayarak, ailesinin aktardığı bilgileri de paylaştı. Kardeşinin ifadelerine yer verilen açıklamada, “3 Şubat’ta evinden gözaltına alındı ve tutuklandı. Tedavisi aksadı. Şu ana kadar hastaneye götürülmedi. Kulak cihazı arızalı, ciddi duyma sorunu yaşıyor” denildi.

Açıklamada, ağır hasta bir kişinin hapishanede yaşamını sürdürmesinin mümkün olmadığı belirtilerek, Tosun’un serbest bırakılarak tedavisinin dışarıda sürdürülmesi talep edildi.

Ankara: “Her hastalık başlı başına acil müdahale gerektiriyor”

Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi’nin Ankara Sakarya Caddesi’nde düzenlediği 605’inci hafta eyleminde, Sincan 2 No’lu F Tipi Hapishanesi’nde tutulan Hüseyin Bilecan’ın sağlık durumu gündeme taşındı.

İHD Ankara Şube Eşbaşkanı Ömer Faruk Yazmacı, Bilecan’ın çok sayıda ciddi sağlık sorunu bulunduğunu belirterek, “Baş dönmesi, denge kaybı, safra kesesi iltihabı, diz yırtıkları, bel fıtığı, kalp ritim bozukluğu ve akciğere pıhtı atması gibi birçok hastalığı bulunmaktadır. Her biri tek başına acil müdahale gerektirir” dedi.

Yazmacı, Bilecan’ın hastane süreçlerinde de hak ihlallerine maruz kaldığını belirterek, “Hastanede beş gün boyunca kelepçeli tutulduğunu ifade etmiştir. Bu durum insan onurunu zedeleyen bir uygulamadır ve tedaviyi zorlaştırmaktadır” diye konuştu.

Yetkililere çağrıda bulunan Yazmacı, Bilecan’ın tedavi hakkının derhal güvence altına alınmasını ve tahliyesinin sağlanmasını istedi.

Adana: “Hapishaneler ölüm bekleme odasına dönüşüyor”

İHD Akdeniz Bölge Şubeleri’nin Adana İnönü Parkı’nda düzenlediği eylemde ise hasta tutsakların durumu daha geniş bir çerçevede ele alındı.

İHD Eş Genel Başkan Yardımcısı Hakkı Demir, hasta mahpusların durumunun çözülmesi için somut adımlar atılması gerektiğini belirterek, “Sürece halkın inanması için bazı basit ama etkili adımlar atılmalıdır. Bu bir ‘yol temizliği’ olarak da değerlendirilebilir” dedi.

İHD Adana Şube Başkanı Yasemin Dora Şeker ise derneklerinin verilerini paylaşarak hapishanelerdeki tabloya dikkat çekti. Şeker, “Tespit edebildiğimiz kadarıyla en az bin 412 hasta tutsak var. Bunların 335’i ağır hasta. 230’u yaşamını tek başına sürdüremiyor” dedi.

Hapishanelerdeki uygulamaların tedaviye erişimi engellediğini vurgulayan Şeker, “Hastane sevklerinin geciktirilmesi, kelepçeli muayene ve ağız içi arama gibi uygulamalar nedeniyle sağlık hakkı ihlal ediliyor. Türkiye’de hapishaneler giderek birer ölüm bekleme odasına dönüşmektedir” ifadelerini kullandı.

Şeker ayrıca, ağır hasta mahpusların tahliye edilmesinin bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirterek, “Bu bir iyi niyet adımı değil, hukukun gereğidir. Yaşam hakkının ihlal edildiği bir infaz sistemi toplumsal barışı da zedeler” dedi.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu