Devrim ve Komünizmin Haftası kapsamında İstanbul’da mezar başlarında anma gerçekleştirildi.
Partizan tarafından, Ocak ayının son haftasının “Parti ve Devrim Ölümsüzleşenleri Anma Haftası” olması vesilesiyle Tuncay Çarıkçıoğlu, Cemil Oka, Mehmet Zeki Şerit ve Manuel Demir’in mezarları başında anma yapıldı.
Anma etkinliği, Tuncay Çarıkçıoğlu’nun mezarı başında yapılan saygı duruşuyla başladı. Burada Partizan tarafından yapılan konuşmada, “Ocak ayı enternasyonal proletarya ve devrim mücadelemiz açısından önemli bir aydır. Parti ve Devrim Şehitlerini Anma Haftası olarak kabul ettiğimiz Ocak ayının son haftasında, devrim ve komünizm mücadelesinde ölümsüzleşenlerimizi anıyoruz” denildi.
Konuşmada, enternasyonal proletaryanın ve Büyük Ekim Devrimi’nin önderi Lenin’in Ocak ayında ölümsüzleştiği hatırlatıldı. Devamında, Alman proletaryasının önderleri Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht’in, Türkiye proletaryasının komünist önderleri Mustafa Suphi ve yoldaşlarının Ocak ayında katledildiği ifade edildi. Halk ordusunun ilk komutanı Ali Haydar Yıldız, komünist kadın mücadelesinin önderlerinden Meral Yakar ile proletarya partisinin savaşçıları Atilla Özkan, Nilüfer Atav, Haydar Doğan, Zeki Peker, Ali Demirdağ, Ali Ekber Batasul, Barbara Anna Kistler ve Ali İhsan Yalçın’ın da Ocak ayında ölümsüzleştiği belirtildi.
Partizan konuşmasında güncel gelişmelere de vurgu yapılarak, emperyalistlerin üçüncü paylaşım savaşına hazırlandığı, saldırganlıklarını artırdığı bir dönemden geçildiği ifade edildi. Filistin halkına yönelik soykırım, Suriye’de Alevilere, Kürtlere ve Êzîdîlere dönük saldırılar, Rojava’daki kazanımlara yönelik tehditler ve ABD emperyalizminin artan saldırganlığının bu sürecin göstergesi olduğu belirtildi. Türkiye’de ise devletin bölgesel savaşlardan pay çıkarmaya çalışırken devrimcilere yönelik baskıları artırdığı ifade edildi.
Açıklamada, baskıların yasaklar, gözaltılar, tutuklamalar ve cezaevi uygulamalarıyla mücadelenin durdurulmaya çalışıldığı ancak bunun başarılamadığı vurgulandı. “Bizim tarihimiz direnişlerle doludur” denildi.
Konuşma, “İbrahim Kaypakkaya, Mahir Çayan, Hüseyin Cevahir, Ulaş Bardakçı, Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Sinan Cemgil, Mazlum Doğan, Süleyman Cihan, Mehmet Zeki Şerit, İsmail Hanoğlu, Nubar Ozanyan, Yetiş Yalnız ve adını sayamadığımız birçok devrimci; sosyalizm, komünizm ve ulusal kurtuluş mücadelesinde ölümsüzleşerek tarihe mücadelelerini miras bırakmıştır. Devrim mücadelesinde ölümsüzleşenler yolumuzu aydınlatıyor, onlardan devraldığımız mirasla umudu büyütüyoruz” sözleriyle sona erdi.
Ölümsüzleşenlere dair mezar başlarında yapılan konuşmalarda, Tuncay Çarıkçıoğlu’nun özellikle öğrenci gençlik çalışmaları içinde öne çıktığı, gençliğin inşasında önemli bir yerde durduğu vurgulandı. Hapishanedeki direnişinin örnek alınması gereken bir mücadele olduğu, ileri derecede miyop olmasına rağmen görev almaktan geri durmadığı ifade edildi.
Yapılan anlatımlarda, “Tuncay çok zeki biriydi, aynı zamanda güçlü bir espri yeteneğine sahipti. Kastamonu’dan geliyordu, inatçıydı ve bu inadıyla işkenceye karşı ciddi bir direniş sergiledi. Saygıyla eğiliyoruz. Mücadele mirasını ileriye taşıyacağız” denildi.
Mezar başındaki anma daha sonra Cemil Oka’nın mezarı başında devam etti. Oka’nın yaşamının öğretici olduğu, farklı bir sınıfsal kökenden gelmesine rağmen proletarya saflarında örgütlendiği vurgulandı.
“Yeniden ayağa kalkmanın adıdır Zeki Şerit’
Mehmet Zeki Şerit’in mezarı başında yapılan saygı duruşunun ardından Şerit’in mücadele yaşamına dair anlatımlar paylaşıldı. “Yeniden ayağa kalkmanın adıdır Zeki Şerit” denilerek, ölümsüzleşen yoldaşların türküler ve marşlarla halkın belleğinde yaşatıldığı ifade edildi. Büyük insanlık mücadelesi sürdükçe ölümsüzleşenlerin de bu mücadelede yaşamaya devam edeceği vurgulandı.
“O tarihe bir not düştü”
Manuel Demir’in mezarı başındaki anmada ise Demir’in tarihî bir firar eyleminde önemli bir rol oynadığı, yakalandığı dönemde başı dik durduğu ve işkence altında direnirken katledildiği belirtildi. Ermeni ölümsüzlerin, hareketin ideolojik ve örgütsel zenginliğini gösterdiği ifade edildi.
Mezar anması, ölümsüzleşenlerin anılarının mücadelede yaşatılacağı sözüyle sona erdi.







