
Eğitim-Sen Kars Şubesi’nde bir araya gelen eğitim emekçileri yaptıkları açıklamada, “İki ay gibi bir süre içinde Kars Valiliği ile Eğitim-Sen (Eğitim ve Bilim Emekçileri) olarak randevu talep ettiğimiz halde randevu alamamaktayız, 300 bine yakın nüfusu, 3713 öğretmen ve 66.114 öğrencisiyle eğitimdeki problemler hemen hemen tüm şehri ilgilendiren bir konu iken, İlimizdeki eğitim problemlerini İl mülki amiri ile görüşmeyeceksek kiminle görüşebiliriz. Bu nedenle aşağıda belirttiğimiz problemlerin kaynağı İl Milli Eğitim ve Valiliktir” dedi.
Açıklamanın devamında, “İlimiz Kars’ta son 3 yıldır proje okullarına idareci ve öğretmen ataması yapılmamaktadır, öğretmenler ve idareciler ya görevlendiriliyor ya da ücretli öğretmen görevlendirilmektedir, ilkesel olarak tüm okullarımızın proje okulu olması gerektiğini ve tüm öğretmen arkadaşlarımızın bu yetkinlikte olduğunu düşünsek de, ilimizde proje okullarına geçici görevle getirilen öğretmen ve idareciler okula aidiyet hissetmedikleri için yeteri derece motive olamamaktadırlar.
İlimizde öğretmenler sendikalarına göre ya da kimlik boyutuyla ötekileştirilerek adeta fişlenmekte ve görevlendirilmemektedir. Öğretmenleri ayrıştıran, bölen bir noktada, eşinin uyruğu, sendikası dâhil hatta okul müdürlerinin sübjektif görüşleriyle, hukuk dışı yöntemlere başvurulmaktadır.” diyerek, öğretmenelre dönük tutumlara tepki gösterdi.
“Öğrenci bulmakta zorlanan imam hatip ortaokulları ve liseleri teşvik edilirken, ilimizde köklü bir geçmişe sahip Cumhuriyet Anadolu Lisesi 600 e yakın öğrencisiyle okul binası dahi bulamamaktadır. Şehir merkezinde yeteri derecede ortaokul yoktur ve merkezdeki ortaokulun sınıfları neredeyse 40 kişiyi bulmakta ve ortaokul bu anlamda fiziki yetersizliği vardır. Son 4 yıldır yapılan İdareci atamalarında merkezi sınavı (EKYS) geçtiği halde birçok öğretmen arkadaşımız mülakatlarda elenip hükümete yakın kişilerce doldurulmuştur” şeklinde açıklamasına devam etti.
Açıklamaya, “Yıllarca Kars şartlarında köylerde kapısız sınıflarda öğretime devam eden ve maaşını büyük kısmını yollara veren eğitim emekçisi arkadaşlarımız dururken, yandaşlara ve akrabalara başarı ödülleri verilerek öğretmenler demoralize edilmektedir. Okul ve Milli Eğitimde yer değişikliği ve görevlendirmeler siyasi partilerin istekleriyle yerine getirilmekte ve liyakat sıfıra inmektedir.
Çeşitli vakıf ve dernekler adı altında okulda ya da MEB’de görevli olduğu halde okullarda eğitim ve öğretmen ile alakalı olamayan kişiler veya kurumlar okullara çok rahatlıkla girebilmekte ve laik eğitime zarar vermektedir” şeklinde sona erdi.