
Mardin’de Demokratik Kurumlar Platformu ile Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğünde, Mazıdağı ilçesinde faaliyet yürüten Cengiz Holding’e bağlı Eti Bakır A.Ş.’nin çevreye verdiği zarar ve planlanan yeni tesis projelerine karşı basın açıklaması gerçekleştirildi. Mazıdağı’na bağlı kırsal bir mahallede yapılan açıklamaya siyasi parti temsilcileri, demokratik kitle örgütleri ve çok sayıda kişi katıldı.
Mahalle meydanında bir araya gelen kitle, “Doğamızı, toprağımızı ve suyumuzu savunacağız” yazılı pankart eşliğinde Eti Bakır tesisinin bulunduğu alana doğru yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüş boyunca “Tarım alanı rant alanı değil” ve “Suyuma dokunma” yazılı dövizler taşınırken, sık sık doğa talanına karşı sloganlar atıldı.
“Yeni tesisler bölgeyi geri dönülmez bir yıkıma sürükler”
Yürüyüşün ardından tesis önünde yapılan açıklamada ortak basın metnini Mardin Ekoloji Derneği üyesi Agit Özdemir okudu. Özdemir, yapılmak istenen üç yeni tesisin yalnızca çevreyi değil, bölgenin sosyal ve ekonomik yapısını da tehdit ettiğini belirterek, “Bu tesisler hayata geçirilirse coğrafya geri dönülmez bir yıkımla karşı karşıya kalacaktır” dedi.
Mazıdağı’nda halkın temel geçim kaynağının tarım ve hayvancılık olduğunu hatırlatan Özdemir, köylerin uzun süredir baskı altında olduğunu ifade etti. “2011’den bu yana köyler boşaltma baskısıyla karşı karşıya. En az 11 köy doğrudan etkileniyor. Yeni tesislerle birlikte ciddi bir su krizi yaşanacak” diyen Özdemir, yeraltı su seviyesindeki düşüşe dikkat çekti.
Devlet Su İşleri verilerine atıf yapan Özdemir, “Son beş yılda yeraltı su seviyesi yüzde 60 düştü. Bunun en temel nedeni tesisin açtığı kuyulardan her gün binlerce ton su çekilmesidir” ifadelerini kullandı.
Ekolojik ve sağlık risklerine dikkat çekildi
Açıklamada, tesislerin yalnızca doğayı değil, halk sağlığını da tehdit ettiği vurgulandı. Bölgedeki yaşam alanlarının tahrip edildiği, ekonomik faaliyetlerin sekteye uğradığı ve yurttaşların göçe zorlandığı belirtildi.
Platformlar tarafından dile getirilen talepler arasında; yeni tesisler için ÇED sürecinin durdurulması, mevcut tesislerin bağımsız şekilde denetlenmesi, yeraltı su kaynaklarının korunması, endüstriyel su kullanımının sınırlandırılması ve halkın karar süreçlerine etkin katılımının sağlanması yer aldı.
“Bu talanı kabul etmiyoruz”
Eylemde konuşan DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Adalet Kaya, şirketin uzun yıllardır bölgede doğaya zarar verdiğini belirterek, “Yer altı sularını kuruttular, özel barajlar kurdular. Bu sadece Mazıdağı’nın değil bütün bölgenin sorunu. Toprağımızı ve yaşam hakkımızı savunuyoruz, bunu asla kabul etmiyoruz” dedi.
Kaya, mücadeleyi sürdüreceklerini vurgulayarak, “Çocuklarımıza temiz bir doğa bırakmak istiyoruz. Bizim mirasımız direniş olacak” ifadelerini kullandı.
“Halk yeni tesislere izin vermeyecek”
DEM Parti Mardin Milletvekili Beritan Güneş Altın ise bölgedeki ekolojik tahribata dikkat çekerek, “Burası adeta bir cennet ama her geçen gün cehenneme çevriliyor. Çocuklarımız zehirleniyor, hastalıklar artıyor” dedi.
Yeni tesislerin halkın ihtiyaçları için değil, şirketin kârını büyütmek amacıyla planlandığını belirten Altın, “Halk bu tesislere izin vermeyecek. Toprağımızı, suyumuzu, doğamızı savunacağız” diye konuştu. (MA)



