
Türkiye Komünist Partisi–Marksist Leninist (TKP-ML), İran’da 28 Aralık’ta başlayan ve iki haftadır ülke geneline yayılan protestolara ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. tkpml.com sitesinde yayımlanan açıklamada, son 13 günde en az 65 kişinin katledildiği, 2 bin 300’ü aşkın kişinin gözaltına alındığı belirtilerek, eylemlerin 31 ilde 180 şehirde ve 500’den fazla noktada sürdüğü vurgulandı.
Açıklamada, İran İslam Cumhuriyeti’nin protestolara karşı yoğun şiddet uyguladığına dikkat çekilerek, “İran İslam Cumhuriyeti, İran halkının mücadelesine saldırmak ve katletmekle yetinmiyor; eylemlerin arkasında ‘dış güçler’ olduğu propagandasıyla internet kesintileri ve medya üzerinden karşı devrimci bir savaş yürütüyor” denildi. Buna rağmen halkın özellikle gece protestoları, mahalle toplantıları ve çatıdan slogan eylemleriyle direnişi sürdürdüğü ifade edildi.
TKP-ML, İran’daki ayaklanmaların yeni olmadığına işaret ederek, son otuz yılda yaşanan büyük halk hareketlerini hatırlattı. Açıklamada, “Eylül 2022’de Jina Mahsa Amini’nin katledilmesiyle başlayan protestolar ‘Jin Jiyan Azadi’ isyanına dönüştü” denilerek, bugünkü eylemlerin de bu tarihsel birikimin devamı olduğu vurgulandı.
Mevcut sürecin Tahran Çarşı esnafının ekonomik taleplerle başlattığı protestolarla ortaya çıktığı belirtilen açıklamada, bu eylemlerin kısa sürede siyasi bir karakter kazandığı kaydedildi. “Tüccarların grevi öğrenci protestolarıyla birleşmiş, ardından işçiler, işsizler ve kentli emekçiler tarafından benimsenerek demokratik-siyasal bir ayaklanmaya dönüşmüştür” denildi.
Açıklamada kitlelerin attığı sloganlara da yer verildi. “Yüksek fiyatlar halkın baş belası oldu”, “Yoksulluk, yolsuzluk, yüksek fiyatlar, devrim gerçekleşene kadar devam edeceğiz”, “Diktatöre ölüm” ve “Hamaney’e ölüm” sloganlarının ayaklanmanın ekonomik-politik karakterini ortaya koyduğu ifade edildi.
TKP-ML, rejimin protestoları “emperyalistlerin ve Siyonistlerin oyunu” olarak kriminalize etmesini reddederek, “Bu büyük bir yalandır. Bu aşamada halkın başlıca düşmanları Hamaney ve Devrim Muhafızları liderleri ile iktidardaki gerici din adamlarıdır” ifadelerini kullandı.
Açıklamanın sonunda, İran halkının kendi devrimci önderliğini yaratma potansiyeline sahip olduğu belirtilerek şu vurgular yapıldı:
“İran İslam Cumhuriyeti rejimi tarafından kitlesel protestoların bastırılmasını ve halka yönelik saldırıları kınıyoruz. İran’daki işçilerin, emekçi halkın ve ezilen halkların haklı ve meşru mücadelelerini destekliyoruz. Yaşasın enternasyonal dayanışma!”



