
TKP-ML Merkez Komitesi, Rojava’ya yönelik saldırılara ilişkin yazılı bir açıklama yayımlayarak, Rojava Devrimi’nin uluslararası ve bölgesel gerici güçlerin yeni bir askeri saldırısıyla karşı karşıya olduğunu belirtti.
tkml.com sitesinde açıklamada, Orta Doğu’da emperyalistlerin ve bölgesel gerici güçlerin savaş, işgal ve katliam politikalarının sürdüğü vurgulanarak, ilerici, halkçı ve kadın özgürlüğünü esas alan Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin tasfiye edilmek istendiği ifade edildi. Bu kapsamda, bir yandan HTŞ’nin saldırılarının önünün açıldığı, diğer yandan diplomatik baskılarla Özerk Yönetim’in “kabul edilebilir” bir noktaya çekilmeye çalışıldığı kaydedildi.
Açıklamada, Özerk Yönetim’e yönelik saldırıların arkasında emperyalist güçler ile Türkiye başta olmak üzere bölgesel gerici devletlerin bulunduğu savunuldu. 6 Ocak’ta Halep’te Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine yönelik saldırılarla, aynı gün Paris’te Türkiye’nin de dahil olduğu görüşmelerin ardından yaşanan gelişmelerin tesadüf olmadığı belirtildi.
HTŞ’nin iktidara getirilmesiyle birlikte önce Aleviler ve Dürzilerin hedef alındığı, ardından saldırıların Kürt halkına ve Rojava Devrimi’ne yöneldiği ifade edilen açıklamada, Halep’te yüz binlerce kişinin yaşadığı mahallelerin abluka altına alındığı ve saldırıların Türkiye’nin kışkırtması, ABD ve İsrail’in onayıyla gerçekleştirildiği öne sürüldü.
Açıklamada, Türkiye’nin koordinasyonu ve desteğiyle HTŞ’ye bağlı grupların Şeyh Maksud, Eşrefiye ve Benî Zêd mahallelerine yönelik saldırılarına karşı Şeyh Maksud İç Güvenlik Güçleri’nin direniş gösterdiği, sınırlı imkânlara rağmen beş gün boyunca mahalleleri savundukları aktarıldı.
HTŞ’nin Halep saldırılarının ardından Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin denetimindeki bölgelere yöneldiği belirtilen açıklamada, askeri saldırıların yanı sıra psikolojik savaş ve özel savaş yöntemlerinin devreye sokulduğu, halklar arasında kışkırtma faaliyetlerinin yürütüldüğü ifade edildi.
Açıklamanın sonunda, Rojava Devrimi’nin ve kazanımlarının savunulmasının tarihsel önemde olduğu belirtilerek, alanlara ve meydanlara çıkmanın enternasyonal bir görev olduğu vurgulandı.
Açıklama, “Rojava Devrimini Savunalım” çağrısı ve “Kahrolsun Emperyalizm, Faşizm, Siyonizm ve Her Türden Gericilik” ifadeleriyle sona erdi.



