
19 Şubat 2020’de Hanau’da gerçekleşen ırkçı saldırının yıldönümünde Almanya’nın Stuttgart ve Duisburg kentlerinde anma etkinlikleri düzenlendi.
Stuttgart
Stuttgart’ta antifaşist örgütlerin çağrısıyla düzenlenen anma, Bad Cannstatt Tren İstasyonu önünde yapılan saygı duruşuyla başladı. Hanau’da yaşamını yitiren 10 kişinin özgeçmişleri okunarak isimleri hep birlikte haykırıldı.
ATİF ve YDG’nin de “Faşizme alan yok!” pankartıyla katıldığı eylemde, “Faşizme karşı omuz omuza” ve “Yaşasın enternasyonal dayanışma” sloganları atıldı. Ardından kent merkezinin ana caddelerinde yürüyüş gerçekleştirildi ve eylem yapılacağı Bad Cannstatt Meydanı’na geçildi.
YDG tarafından okunan metinde, ırkçı saldırıların münferit olmadığı; göçmen ve mülteci karşıtı politikalarla beslenen bir siyasal iklimin sonucu olduğu vurgulandı. Yürüyüş güzergâhındaki bir polis karakolu önüne katledilenlerin fotoğrafları bırakıldı. Burada yapılan konuşmalarda polisin ve devlet kurumlarının ihmalleri eleştirilerek sorumluların açığa çıkarılması talep edildi.
Eylemde, saldırının bireysel bir eylem olarak değerlendirilemeyeceği belirtilerek ırkçı ve ayrımcı politikaların teşhir edilmesi gerektiği ifade edildi. Anma, enternasyonal dayanışma vurgusuyla sona erdi.
Duisburg’da
Duisburg’da ise anma ve yürüyüş “6 Jahre nach Hanau – Kein Vergeben, Kein Vergessen!” şiarıyla gerçekleştirildi. Program kapsamında ilk olarak König-Heinrich-Platz’ta saygı nöbeti tutuldu; katledilenlerin isimleri okunarak adalet talebi dile getirildi. Ardından Marxloh’daki August-Bebel-Platz’a geçildi.
Marxloh’daki eylemde ATİF, YDG, Yeni Kadın ve çeşitli antifaşist kurumlar katıldı. DSSQ bileşeni kurumlar da alanda yer aldı. ATİF tarafından hazırlanan açıklamada, Hanau’daki saldırının münferit olmadığı; ırkçı ve faşist politikalarla şekillenen bir siyasal atmosferin sonucu olduğu ifade edildi ve birleşik mücadelenin büyütülmesi çağrısı yapıldı.
Konuşmalarda, Hanau’da yaşamını yitirenleri anmanın aynı zamanda ırkçılığa ve faşizme karşı mücadeleyi yükseltmek anlamına geldiği vurgulandı. Irkçı saldırıların üzerinin örtülmemesi ve sorumluların açığa çıkarılması talep edildi.
Eylem ardından göçmenlerin yoğun olarak yaşadığı sokaklarda yürüyüş gerçekleştirildi. Sık sık sloganların atıldığı eylem, dayanışma ve ortak mücadele çağrısıyla sona erdi.





