
Almanya’nın Ulm kentinde, Türkiye’de sosyalistlere ve gazetecilere yönelik artan baskılara karşı bir protesto eylemi gerçekleştirildi. Dün akşam şehir merkezindeki Albert-Einstein Anıtı önünde düzenlenen eylemde, gazetecilik faaliyetlerinin kriminalize edilmesi ve siyasal muhalefetin bastırılmasına tepki gösterildi.
Etkinlikte, Avrupa Demokratik Güç Birliği’nin (ADGB) Ulm bileşenleri olan Almanya Demokratik Haklar Federasyonu (ADHF), Almanya Göçmen İşçiler Federasyonu (AGİF), Almanya Türkiyeli İşçiler Federasyonu (ATİF), Kürdistanlı Dernekler Federasyonu (FED-GEL)’in pankartı taşındı; kurumlar adına ortak açıklamalar yapıldı. Yapılan konuşmalarda, “Siyasi kırım operasyonlarına dur de!”, “Gözaltılar, tutuklamalar bizi yıldıramaz – ESP yalnız değildir!” ve “Özgür basın susturulamaz!” sloganları öne çıktı.
“Freiheit für die Sozialist:innen – Die Hoffnung kann man nicht einsperren!” (Sosyalistlere özgürlük – Umudu zincire vuramazsınız!) sloganıyla gerçekleşen eyleme, Almanya’da faaliyet yürüten çok sayıda demokratik kurum ve göçmen emekçi katıldı. Eylem boyunca taşınan pankart ve dövizlerde, Türkiye’de süren siyasi operasyonlara karşı dayanışma mesajları öne çıktı.
“Baskılara karşı sokakta dayanışma”
Katılımcılar, 3 Şubat sabahı Türkiye’de 22 ilde eş zamanlı olarak düzenlenen operasyonlarla yaklaşık 100 kişinin gözaltına alınmasını, basın özgürlüğüne, örgütlenme hakkına ve demokratik kamuoyuna yönelik topyekûn bir saldırı olarak değerlendirdi.
Eylemde yapılan konuşmalarda, Etkin Haber Ajansı’nın (ETHA) İstanbul’daki bürosuna yapılan baskınla editörler Nadiye Gürbüz ve Pınar Gayip’in yanı sıra muhabirler Müslüm Koyun, Züleyha Müldür ve Elif Bayburt’un gözaltına alınması sert biçimde kınandı. Aynı operasyon kapsamında Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) ile Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM) üye ve yöneticilerinin de gözaltına alınmasının, siyasal faaliyetlerin suç gibi gösterilmesinin kabul edilemez olduğu vurgulandı.
Eylem, dayanışmayı büyütme ve sokakta mücadeleyi sürdürme çağrısıyla sona erdi. Katılımcılar, sosyalist kurumlara dönük bu saldırıların uluslararası kamuoyunda teşhir edilmesi ve birleşik mücadeleyle püskürtülmesi gerektiğini vurguladı.



