DünyaGüncel

ATİK-YDG-Yeni Kadın: Türkiye’de Devrimci Basına Ve Kurumlara Yönelik Saldırıyı Kınıyoruz!

1 Mayıs öncesi devrimci-demokrat kurum ve çalışanlarına yönelik baskınlarda onlarca kişinin gözaltına alınmasına ilişkin ATİK, YDG ve Yeni Kadın tarafından bir açıklama yapıldı.

“Enternasyonal proletaryanın ve ezilen dünya halklarının birlik, dayanışma ve mücadele günü olan 1 Mayıs yaklaşırken, faşist TC bir kez daha gerçek yüzünü göstermekte gecikmedi. Her yıl olduğu gibi bu yıl da korku, baskı ve terör politikalarını devreye sokarak halkın örgütlü gücünü sindirmeye çalışan iktidar, onlarca devrimci-demokrat kuruma yönelik eş zamanlı baskınlar gerçekleştirdi. Kapılar kırıldı, bürolar talan edildi, gazetecilerin kaleminden, emekçilerin sözünden korkanlar dijital materyallere el koyarak gerçeği susturabileceklerini sandılar.” sözleriyle başlayan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Özgür Gelecek gazetesi merkez bürosunun kapıları parçalanarak içeri girildi; çalışanları evlerinden gözaltına alındı. Yeni Demokrasi Gazetesi aynı saldırganlıkla hedef alındı. Ezilenlerin Sosyalist Partisi’nden Öğrenci Dayanışmasına, Sosyalist Dayanışma Platformu’ndan Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi’ne, gençlik örgütlerinden mücadele inisiyatiflerine kadar birçok kurum, üyelerinin gözaltına alındığını duyurdu. Bu tablo tesadüf değildir. Bu tablo, örgütlü halktan korkanların bilinçli bir saldırısıdır.

Korkunun İktidarı, Direnişin 1 Mayıs’ıyla Sarsılacak!

1 Mayıs öncesi yapılan her çalışma, her çağrı, her örgütlenme çabası hedef alınırken; Taksim’de, Kazancı Yokuşu’nda yapılmak istenen anmalara bile tahammül edemeyen bir iktidar gerçeğiyle karşı karşıyayız. Çünkü onlar çok iyi biliyor: Taksim yalnızca bir meydan değildir, Taksim işçi sınıfının hafızasıdır, direnişidir, iradesidir!

Bu saldırıların bir yüzü baskıdır, diğer yüzü ise açıkça KORKUDUR! İşçi sınıfının son dönemde yükselen mücadelesi onların uykularını kaçırmaktadır. Ankara’da günlerdir açlık grevinde olan Doruk Madencilik işçilerinin kararlılığı, Sırma Halı’da yükselen direnişin bıraktığı izler, Dardanel’de hakları için direnen ve kazanan kadın işçilerin onurlu mücadelesi, İstanbul Finans Merkezi şantiyesinde hakkını arayan işçilerin öfkesi, Petlas işçilerinin sefalet ücretlerine karşı yürüyüşü…

Tüm bunlar birikmekte, büyümekte ve toplumsal bir karşılığa dönüşmektedir.

Egemenler görüyor ki; yoksulluk derinleşiyor, alım gücü eriyor, sömürü artıyor. Emekçilerin öfkesi artık kabına sığmıyor. Üstelik dünya çapında emperyalist savaş politikalarının yarattığı krizler, bu öfkeyi daha da büyütüyor. İşte tam da bu yüzden korkuyorlar! Emekçilerin sokaklara akmasından, devrimcilerle buluşmasından, örgütlü bir güce dönüşmesinden korkuyorlar!

Ama nafile! Tarih defalarca gösterdi ki baskı arttıkça direniş de büyür. Gözaltılar, baskınlar, yasaklar bu halkı sindiremez! Bugün yapılması gereken açıktır: Direnenleri sahiplenmek, gözaltına alınan yoldaşlarımızla dayanışmayı büyütmek, korku duvarlarını parçalamak ve 1 Mayıs alanlarını doldurmaktır!

Türkiye ve T. Kürdistanı’nda işçi sınıfı, emekçiler, kadınlar, gençler, LGBTİ+’lar; kısacası sömürülen, ezilen tüm kesimler bu 1 Mayıs’ta alanlara akacak! Çünkü 1 Mayıs yalnızca bir gün değil, bir mücadele çağrısıdır!

1 Mayıs gözaltıları derhal serbest bırakılsın!”

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu