
Zürih’te 24-26 Nisan tarihleri arasında düzenlenen “Politik Haftasonu” etkinliğinde, Devrimci İnşa (Revolutionärer Aufbau) ve Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu (ATİK) tarafından Hindistan’daki Halk Savaşı’na dayanışma amacıyla bir sunum gerçekleştirildi. Etkinliğe çevrimiçi katılan Hindistan’daki devrimci hareketin tanınan temsilcilerinden Yoldaş Ajith (K. Murali), Hindistan Komünist Partisi (Maoist) ve faşist Hindistan devleti tarafından uygulanan baskılara karşı hareketin tutumu hakkında değerlendirmelerde bulundu. Yoldaş Ajith, Hindistan’daki Maoist hareketin tarihçesini ve özellikle Adivasi halkı ile olan güçlü bağlarını vurguladı.
Yoldaş Ajith, Maoist hareketin geçmişine dair bir hatırlatma yaparak, Hindistan’da 1947’den sonra İngiliz emperyalizmine karşı yürütülen silahlı direnişlere dikkat çekti. 1951’deki Telangana silahlı direnişini örnek göstererek, bu mücadelenin nasıl ihanetle sonlandığını ve öncülerin parlamenter siyasete kayarak halk mücadelesini terk ettiğini belirtti. “1964’teki Hindistan Komünist Partisi (HKP) bölünmesinden sonra, Çaru Mazumdar’ın öncülüğünde gerçek devrimci parti kuruldu ve Maoist hareketin ideolojik berraklık ve devrimci gücü yeniden inşa edildi,” dedi ve Naksalbarı ayaklanmasına atıfta bulundu.
Hindistan’daki devrimci mücadelenin temel ideolojik sorununun “devrimci iktidarın ele geçirilmesi” olduğunu belirten Ajith, reformizm ve devrimcilik arasındaki ayrımı net bir şekilde çizdi. Hindistan’daki en ezilen sınıflardan olan Adivasi ve Dalit halklarının devrimci hareket için kritik bir rol oynadığını vurguladı. “Özellikle Adivasi halkı, orman köylüleri, Britanya’nın sömürgeci politikaları ve Hindistan’daki feodal yapılar nedeniyle maruz kaldığı baskılara karşı verdiği direnişlerle, Maoist hareket için büyük bir destek kaynağı oluşturdu,” diye belirtti.
Yoldaş Ajith, Hindistan’daki RSS milis hareketine dayanan faşist Hindutva iktidarının yükselmesine de dikkat çekti. “Faşist hareket, Adivasi halklarına ve diğer ezilen topluluklara karşı, Brahmanizm temelinde şekillendirilen bir baskı kuruyor,” dedi.
‘Kagaar Operasyonu’ ve uluslararası dayanışma
Etkinlikte ayrıca, faşist Hint devletinin başlattığı “Kagaar Operasyonu” ve bu operasyonun Hindistan’daki Maoist hareketine yönelik etkileri ele alındı. Yoldaş Ajith, “Hindistan devleti, özellikle Adivasi bölgelerinde gerçekleştirdiği askeri saldırılarla, devrimci hareketi zayıflatmaya çalıştı. Ancak bu baskılar, hareketin ideolojik berraklığını ve kitle desteğini kıramadı. Kagaar Operasyonu, Hindistan’daki devrimci hareketin karşı karşıya olduğu en büyük tehditlerden biri oldu. Ancak teslimiyetçi ekibin dışında, hareketin kitlesi bu tasfiyeciliği genişçe reddetti. Daha önceki tasfiye saldırılarına kıyasla bu dönem özgün bir durum arz etti,” diye açıkladı ve tasfiyeciliğin kitle üzerindeki etkisini değerlendirdi.
Yoldaş Ajith, Hindistan’daki büyük tarihsel zorluklara rağmen devrimci hareketin yenilmediğini ve halk mücadelesinin devam ettiğini vurguladı. Uluslararası dayanışmanın bu süreçte önemli bir rol oynadığını belirterek, dünya genelinde Hindistan’daki devrimci hareketin desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Siyonizm ve Hindistan’daki faşist hareketler
Yoldaş Ajith, Hindistan hükümetinin, özellikle Modi hükümetinin, İsrail ile olan stratejik ortaklığını da ele aldı. “Hindistan, İsrail ile olan diplomatik ilişkilerini derinleştirerek Hindutva faşizminin uluslararası alandaki destek bulmasını kolaylaştırdı. Bu bağlamda, Hindistan’daki Brahmanizm ve Siyonizm arasındaki ideolojik paralellikler bulunmaktadır. Her iki hareketin de ırkçı, sömürgeci ve soykırımcı bir karakteri vardır ve bu nedenle benzer politikalar izlemektedirler,” dedi.
Hindistan’daki ekonomik ve sosyal durum
Yoldaş Ajith, Hindistan’daki ekonomik krizlere ve toplumsal eşitsizliğe de değindi. Hindistan’daki çoğunluğun hala büyük ekonomik zorluklarla karşı karşıya olduğunu ve bu koşulların devrimci hareket için elverişli bir maddi zemin oluşturduğunu söyledi. Özellikle işçi sınıfı, köylüler ve yoksul halkın, mevcut hükümete karşı büyük bir hoşnutsuzluk duyduğunu vurguladı.
Etkinlik, Hindistan’daki devrimci hareketin geleceği üzerine yapılan tartışmalarla sona erdi. Yoldaş Ajith, hareketin şu an zorluklarla karşı karşıya olduğunu ancak reformizme karşı mücadelede ideolojik netlik ve halk desteği ile bu engellerin aşılabileceğini belirtti. Halk mücadelesinin yalnızca Hindistan için değil, dünya çapındaki ezilenler için de büyük bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.



