
ANKARA- 28 Nisan sabah saatlerinde devrimci-demokratik güçlere yönelik gerçekleşen gözaltı saldırıları, 29 Nisan’da Partizan’ın da bileşeni olduğu Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından Yüksel Caddesi’nde protesto edildi.
Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri adına okunan basın metninde “yaptığınız bu saldırı ve gözaltı terörünüz, boşunadır” dendi.
“Sermaye iktidarı krizi baskıyla aşmaya çalışıyor”
Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri adına okunan basın metninde, ekonomik kriz ve siyasi baskıların bir bütün olduğu vurgulandı. Açıklamada, iktidarın krizden çıkış yolu olarak toplumsal muhalefete yönelik “devlet terörü” uyguladığı vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:
“Emperyalizm, küresel çaptaki krizini dünya halklarına saldırarak ve savaşları körükleyerek aşmaya çalışıyor. Emperyalist-kapitalist sistemin bir parçası olan Türkiye’de ise sermaye iktidarı, bu krizden çıkış yolu olarak bizlere azgın bir devlet terörü uygulamaktadır. Faşist baskı ve dayatmalar her geçen gün yoğunlaşmaktadır.”
“İşçi direnişleri boğulmak isteniyor”
Basın açıklamasında milyonlarca insanın açlığa mahkûm edilmesinden kadın cinayetlerine, LGBTİ+ bireylere yönelik nefret söylemlerinden işçi eylemlerine yönelik polis saldırılarına kadar toplumun geniş bir kesimine yönelen hak ihlallerine değinildi. Özellikle Migros, Polyak ve Şık Makas işçilerinin eylemleri ile Doruk Madencilik işçilerinin hak arayışlarına vurgu yapılırken; sendikacıların, işçilerin ve gazetecilerin tutuklanması demokratik haklara saldırı olarak nitelendirildi. Açıklamada, işçi sınıfının bu haklı direnişlerinin devletin sınır tanımaz baskılarıyla boğulmaya çalışıldığı ifade edildi.
“Gözaltılar derhal serbest bırakılmalıdır”
Basın metni, 1 Mayıs öncesi yaratılmak istenen korku iklimine karşı kararlılık mesajıyla sona erdi. Gözaltıların hukuksuz olduğu belirtilerek şu çağrı yapıldı:
“İşçi sınıfının, emekçilerin ve halkların birlik, mücadele ve kavga günü olan 1 Mayıs’a yaklaşırken; kendi yasalarınızı bile çiğneyerek yaptığınız bu saldırılar boşunadır. Devrimcileri, sosyalistleri ve işçileri gözaltına alarak suç işlemeye devam ediyorsunuz. Tarihte hiçbir suç karşılıksız kalmamıştır. Bu gözaltı terörüne bir an önce son verilmeli ve tüm arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır.”



