GüncelKadın

YDK: “Gülistan Doku’ya ne oldu?” demeye devam edeceğiz!

Yeni Demokrat Kadın, Gülistan Doku’nun katledilmesinin 6. yılında yaptığı açıklamada dosyanın aydınlatılması çağrısını yineleyerek “Gülistan Doku’ya ne oldu?” sorusunu sormaya devam edeceklerini belirtti.

Yeni Demokrat Kadın (YDK), Gülistan Doku’nun katledilmesinin 6. yılına ilişkin yazılı açıklama yaparak dosyanın aydınlatılması çağrısını yineledi.

Açıklamada, “Gülistan Doku’nun katledilmesinin 6. yılındayız. Önce intihar, sonrasında kaybolma denilerek üstü örtülmeye çalışılan bu cinayetin açığa çıkması için yıllardır hem ailesi hem tüm kadınlar olarak mücadele ederken geçtiğimiz günlerde davada ani gelişmelerin gerçekleştiğini gördük” ifadeleri kullanıldı.

Dosyadaki gelişmelerin siyasi bir zemine işaret ettiği vurgulanan açıklamada, “Gürlek’in halktaki imajını kendi lehine oluşturmaya çalışan erkek devlet, aparatlarına ‘kurtarıcı’ rolü biçmeye devam ediyor” denildi.

“Gülistan Doku’ya ne oldu?” sorusunun sorulmaya devam edeceği belirtilen açıklamanın tamamı şöyle:

Gülistan Doku’nun katledilmesinin 6. yılındayız. Önce intihar, sonrasında kaybolma denilerek üstü örtülmeye çalışılan bu cinayetin açığa çıkması için yıllardır hem ailesi hem tüm kadınlar olarak mücadele ederken geçtiğimiz günlerde davada ani gelişmelerin gerçekleştiğini gördük. En başından beri dosyanın gizliliğini ve sürekli kapandığını teşhir etmeye çalışan Gülistan’ın ailesinin ve yakınlarının sesini bastırmaya çalışan erkek devletin, yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek’in göreve atanması sonucunda bu aksiyonu almasını tesadüf olarak okuyamayız. Gürlek’in halktaki imajını kendi lehine oluşturmaya çalışan erkek devlet, aparatlarına “kurtarıcı” rolü biçmeye devam ediyor.

Halen ailenin ve kadınların Gülistan Doku cinayetine yönelik sorularının cevapsız kalması “adaletin” gelmesinin söz konusu dahi olmadığını açıkça gösteriyor. Sistemde yer edinmiş eril hukukun yasalarının işletilmesinin “adalet” olmadığını, hele ki bunun bu kadar geç bir vakitte işletilmesinin kadın düşmanı politikaları derinleştirmede yeni bir strateji olduğunu görebilmemiz gerekiyor. Bu noktada dosyanın yeniden gündeme gelmesinin, yıllardır süren kadın mücadelemizin yarattığı örgütlü güç ve dirençten bağımsız ele alınamayacağını da açıkça ifade etmeliyiz. Sokakta, meydanda, kampüslerde ve her alanda kurduğumuz mücadele hattı bu sürecin belirleyici unsurlarından biri olmuştur.

Baş faillerden biri olan eski Tunceli Valisi’nin yıllardır yapıldığı gibi bunca göz boyama pratiğinde de aklanması mücadele tarihimizden edindiğimiz bilinçle de söyleyebiliriz ki beklenmedik bir durum değildir. Gülistan’a ne olduğu, cansız bedeninin nerede olduğu, faillerinin kaç kişiden oluştuğu, daha kaç failin korunduğu hala bilinmezken bir adaletten bahsetmek büyük bir yanılgı olur.

Bu yüzden bugün servis edilen her “gelişme”, her “yeni adım” söylemi hakikati silikleştirmek amacıyla ortaya konuluyor. Çünkü erkek devlet, ataerkil sistemin mevcut olduğu her saniye failleri sistematik biçimde koruyan bir mekanizma olarak işlemeye devam ediyor ve biliyoruz ki edecek. Gülistan Doku dosyasında yıllardır sürdürülen karartma politikası bugün de biçim değiştirerek halen sürdürülüyor. Ortada gerçek bir adalet süreci bulunmadığının, aksine sürecin politik biçimde devletin kendi lehine işlendiğinin fazlasıyla bilincindeyiz.

Adalet kavramını, dosyanın kontrollü biçimde yeniden dolaşıma sokulmasıyla sınırlı bir süreç olarak ele alamayız. Erkek egemen düzenin yıkılmadığı bir gerçeklikte hakiki bir biçimde adaletten söz etmek mümkün dahi değildir. Bunun dışındaki her gerçeklik, erkek egemen düzenin kendini yeniden tahkim etmesine hizmet eder. Bu sebepledir ki erkek egemen hakimiyetinde gerçek adaletten söz etmeyi dahi yanıltıcı buluyoruz.

Bu nedenle “Gülistan Doku’ya ne oldu?” sorusunu sormaya devam etmek doğrudan politik bir müdahaledir. Unutturmaya yönelik girişimlerinize karşı hafızayı diri tutmak, kapatma pratiklerine karşı hakikati açığa çıkarmak, aklama mekanizmalarına karşı teşhir etmek bu mücadelemizin esas hatlarını belirler.

Gülistan Doku’nun ve tüm katledilen kadınların dosyaları bütün yönleriyle aydınlatılana, tek bir fail dahi korunmadan yargılanana ve Gülistan’ın cansız bedeninin bulunması sağlanana dek fail aklayan bu erkek akla karşı mücadelemiz devam edecek. Susmayacağız, geri çekilmeyeceğiz, Gülistan Doku’yu ve yaşamdan koparılan hiçbir kadını unutturmayacağız.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu