Güncel

Karayılan: Süreç donduruldu, somut adım yok

Halk Savunma Merkezi Komutanlık Üyesi Murat Karayılan, "çözüm sürecinin" iktidar tarafından dondurulduğunu belirterek, “Yasal ve güven verici hiçbir adım atılmadı” dedi.

Halk Savunma Merkezi Komutanlık Üyesi Murat Karayılan, 1 Mayıs öncesinde Fırat Haber Ajansı’na verdiği röportajda, hem emek mücadelesine ilişkin mesajlar verdi hem de “Barış ve Demokratik Toplum Süreci”nin mevcut durumuna dair dikkat çekici açıklamalarda bulundu.  Karayılan, 1 Mayıs’ı “emek, dayanışma ve mücadele günü” olarak selamlayarak, hareketlerini bir “emek hareketi” olarak tanımladı.

“Emek en yüce değerdir”

Karayılan, insanlık tarihinin temelinde emeğin bulunduğunu vurgulayarak, emek mücadelesinin kutsal bir değer taşıdığını ifade etti. Hareketlerinin kökeninden bugüne kadar geçen sürecin de bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini belirten Karayılan, Abdullah Öcalan’ın geliştirdiği paradigmanın yalnızca kendi hareketleri açısından değil, dünya emek hareketi açısından da yeni bir çıkış sunduğunu ileri sürdü.

Kadın özgürlüğü ekseninde şekillenen “demokratik sosyalizm” perspektifinin uluslararası düzeyde tartışıldığını dile getiren Karayılan, bu yaklaşımın yeni bir enternasyonal sürecin gelişimine katkı sunduğunu ifade etti.

“Süreç fiilen dondurulmuş durumda”

Röportajda öne çıkan başlıklardan biri de çözüm sürecinin akıbetine ilişkin değerlendirmeler oldu. Karayılan, uzun süredir Abdullah Öcalan ile görüşme yapılmamasını “normal değil” sözleriyle değerlendirerek, sürecin şu an itibarıyla dondurulduğunu aktardı.

Nisan ayında yasal adımların atılacağı yönünde beklenti oluştuğunu hatırlatan Karayılan, buna rağmen herhangi bir somut gelişmenin yaşanmadığını belirtti. Meclis komisyonu çalışmalarına rağmen sürecin ilerletilmemesine tepki gösteren Karayılan, “Devletin ve iktidarın yasal olarak yaptığı hiçbir pratik yoktur” dedi.

“Silahsızlanma güvence olmadan mümkün değil”

Silahsızlanma tartışmalarına da değinen Karayılan, güvence olmadan silah bırakmanın mümkün olmadığını vurguladı. “Önce silahları bırakın, sonra adım atalım” yaklaşımını “teslimiyet dayatması” olarak nitelendiren Karayılan, sahadaki koşulların buna uygun olmadığını ifade etti.

Ortadoğu’daki mevcut güvenlik ortamına dikkat çeken Karayılan, güçlerinin güvenliğinin sağlanmadan böyle bir adımın “akıl dışı” olacağını söyledi.

“Temel şart Öcalan’ın statüsü”

Karayılan, sürecin ilerlemesi için temel şartın Abdullah Öcalan’ın statüsü olduğunu belirterek, fiziki özgürlük sağlanmadan sürecin ilerleyemeyeceğini dile getirdi. Silahsızlanma sürecinin de bizzat Öcalan tarafından yürütülmesi gerektiğini savundu.

PKK’nin 12. Kongresi’nde alınan kararların bu çerçevede şekillendiğini ifade eden Karayılan, söz konusu kararların ancak bu şartla kabul edildiğini söyledi.

“Sorun sadece silahsızlanma değil”

Kürt sorununun çözümünün yalnızca silahsızlanma meselesine indirgenemeyeceğini belirten Karayılan, bunun 100 yılı aşkın bir tarihsel sorunun çözümü anlamına geldiğini ifade etti. Sorunun köklü ve yapısal olduğunu vurgulayan Karayılan, çözüm için daha geniş kapsamlı adımlar gerektiğini dile getirdi.

İktidarın yaklaşımını “güvenlikçi” olarak nitelendiren Karayılan, sürecin seçim hesaplarına kurban edildiğini savundu.

Bölgesel gelişmeler ve “üçüncü yol” vurgusu

Ortadoğu’daki gelişmelere de değinen Karayılan, bölgede yaşanan çatışmaları “hegemonik savaşlar” olarak tanımladı. Bu savaşlarda taraf olmadıklarını belirten Karayılan, “üçüncü yol” olarak tanımladıkları çizginin halkların özgürlük ve demokrasi mücadelesine dayandığını ifade etti.

Savaşın taraflarının henüz net bir sonuç elde edemediğini belirten Karayılan, çatışmaların farklı biçimlerde devam edebileceğini söyledi.

“Kürt ulusal birliği tarihsel zorunluluk”

Karayılan, Kürt ulusal birliği konusuna da değinerek, bunun tarihsel bir zorunluluk olduğunu ifade etti. Kürt siyasetindeki parçalı yapının aşılması gerektiğini belirten Karayılan, ortak bir stratejik çerçevede buluşmanın önemine dikkat çekti.

Ulusal birliğin sağlanması için konferans veya kongre gibi adımların gecikmeden atılması gerektiğini dile getiren Karayılan, tüm kesimleri bu konuda sorumluluk almaya çağırdı.

1 Mayıs çağrısı

Değerlendirmesinin sonunda tüm emekçilere seslenen Karayılan, 1 Mayıs’ın mücadele ruhuna uygun şekilde meydanlarda kutlanması çağrısında bulundu. Emek, dayanışma ve özgürlük mücadelesinin büyütülmesi gerektiğini vurguladı.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu